SON HABERLER :
Enç Korkuteli’de Kepez'den yeşil atağı Aralarından su sızmıyor Hedef büyüdü 25 milyon turist Amerika'dan getirildi yılda 2 bin ton üretiliyor
/ RÖPORTAJ
​Sibel Karakız’ın büyülü dünyası


Tuğçe Saraç


Merhaba Hayat ve Göğe uzanan sarmaşıklar kitaplarının yazarı Sibel Karakız Evci. Öykü serüveni, başarı hikâyesini ve hazırlığını yaptığı 3’üncü kitabını konuştuk. Okuyun diyor Karakız, Mutluyken de üzgünken de okuyun.

Sibel Karakız Evci , ilkokul döneminde yazmaya başladığı yazıları, hayalleri ve idealleri olmuş. Önceleri ciddiye alınmamış ama zamanla yazılarını ve şiirlerinin büyüsü herkesi ikna etmiş. Çocukluğu boyunca duyduğu anne özlemi sonrasında onu büyüten Anneannesinin vefatı ve memuriyet hayatı, hep içinde kalan öykü yazarlığı ağır basınca ‘Merhaba Hayat’ isimli kitabını yazmaya koyulmuş ve ardından ‘Göğe uzanan sarmaşıklar’ gelmiş. Kariyeri ve öykü yazarlındaki başarısının yanı sıra 3 çocuk annesi. Yılmadan usanmadan öğrenmek ve öğretmek için çabalıyor ve devam edeceğini de ekliyor. Şimdilerde 3’üncü kitabına hazırlanıyor. Karakız beni kırmadı öykü serüveni ve hayatı ile ilgili tüm sorumlarımı içtenlikle yanıtladı.

*İlk olarak sizi yakından tanıyabilir miyiz?
1963 Gaziantep doğumluyum. Annem ben doğarken vefat etmiş. Anneannem büyüttü beni. Ailemle birlikte yaşamadım. Annemin vefatından sonra iki yabancı gibi olduk babamla. İlkokulu Kahramanmaraş’ta Özbek Köyünde okudum. Daha sonra Kahramanmaraş gazi ortaokulunu bitirdim. Okuduğumuz dönemler siyasi dönemlerdi. Bazı hocalar siyasi görüşlere göre not veriyordu. Bir türlü sınıfı geçemedim. O nedenle liseyi bitirdiğim zaman evlendim ve İzmir’e gelin gittim. Evlendikten sonra okulumu bitirmek istedim. Bu sebeple İzmir Şemikler Lisesine kaydımı yaptırdım. Evliydim ve hamileydim. O halde üniversiteye hazırlanır gibi çalışarak lise diplomamı aldım. Eşim gümrük memuru olduğu için İstanbul’a tayinimiz çıkıncı ben üniversiteye başlamak istedim. Bu sırada yazılarımla hep meşguldüm. Yazılarlıkta beni daha iyi yerlere getirecek bir bölüm okumak istiyordum. O dönemlerde yayınlana Final dergisine abone oldum. İki çocuğumla birlikte bu dergilerle ders çalıştım. Bu şekilde üniversite sınavına girdim ve iyi bir dereceyle kazandım. İsteğim İstanbul Üniversiteydi ancak Maliye’nin memurluk için sınav açtığı duyunca müracaat ettim ve kabul edildim. Gelir memuru olarak çalışmaya başladım. Meslek hayatım boyunca 11 il gezdim. Son olarak Antalya’ya geldik ve burada kaldık. Bütün bunların yanında iki üniversite daha bitirdim. Halkla İlişkiler ve İşletme bölümlerinden mezun oldum.


*Kitap yolculuğunuz nasıl başladı. Bu süreçte neler yaşadınız?
İlkokulu bitirdikten sonra yazmaya başladım. Hiç farkında olmadan sürekli şiirler yazıyordum. Günlüğüm vardı, küçük öyküler yazıyordum. Arkadaşlarıma aileme söyledim. Onlar önce âşık mısın diyerek ciddiye almadılar. Oysaki aile hasreti ile yazılar yazmak bana iyi geliyordu. Evlendikten sonra İzmir’e gitmeden önce anneannemi kaybettim. Büyük bir bunalım yaşadım okuduğum kitaplar benim hayatımı kurtardı. Bir çıkış yolu arıyordum ve kitaplar bana yardımcı oldu. O sırada Anneannemin yaşantısını yazmaya başladım. Onunla ilgili yazılarımı yazarken zaman zaman güldüm ama çoğunlukla ağladım. Anneannemin hayatını yazıyordum. Devamlı yazdığım şeylerin bir kısmını tayinlerimiz sırasında taşınırken kaybettim. İnternette facebook sayfası açtım. Bu sırada bir kuzenim ailesi ile ilgili bir anısını paylaştı ve tepki aldı. Ben ona ‘Neden’ başlıklı, yazmanın güzelliğini anlatan bir yazı yazdım. Kuzenimin de üyesi olduğu ‘Edebiyat Bahçesi’ isimli bir sayfa benim yazımı görmüş ve paylaşmak istemiş. Bu vesile ile sayfaya girdim ve yüzlerce yazarın içinde burada yazılarım yayınlanmaya başladı. Öyküler yazmaya devam ettim ve ciddi bir okuyucu kitlem oldu. Bir gün D&R da benimde raflarda kitaplarım olur mu diye düşünürken hep hayalim yazar olmaktı.

*İlk kitabınız ‘Merhaba Hayat’ çıktıktan sonra nasıl bir sürece girdiniz? Nasıl geri dönüşler aldınız?
Çok duygusal geri dönüşler aldım. Ağlayarak gelenler oldu. Bir günde okuyup bitirdiğini söyleyenler oldu. Lise öğrencileri alıyor okuyor kitabı, sınıfta elden ele gezdirenler oldu.


*Kadınların sosyoekonomik farklılıkları hakkında ne düşünüyorsunuz? Üreten, çalışan kadın olmak nasıl bir duygu?
Çalışan ve üreten kadın olmak her zaman daha avantajlı. Özgüveniniz gelişiyor. Kendinize olan güveniniz gelişiyor. Hayatınız problemli de olsa kabulleniyorsunuz. Sadece çalışmak değil istediğiniz şeye ermekte benim için çok önemli. Kadınlar çalıştığı zaman söz hakkı oluyor. Toplumda da, aile içinde de, siyasette de söz hakkı oluyor. Çalışan kariyer yapmış bir insana gösterilen değerle bir ev hanımına gösterilen değer açık ve net ülkemizde. Emekli olduktan sonra dahi insanların bana bakış açısı değişti saygınlık açısından çocuklarına örnek olma açısından çok önemli. Sattığım kitaplardan elde ettiğim geliri biriktiriyorum. Bir üniversite öğrencisi kızımız var ona burs veriyorum. Kazandığım paranın yarısını bir kenara koyuyorum. O ayrı bir sevinç ve mutluluk. Kızımız çok başarılı ve akıllı bir kız. İnşallah yolu açık olur onunda.

*Kadınlara bir mesajınız var mı peki?
Bütün kadınlar mutlaka kendi ayaklarının üzerinde dursunlar. Kendilerine ek bir gelir sağlasınlar. İlla ki okumak şart değil meslek edinsinler. Mutlaka sivil toplum örgütlerine katılsınlar. Evleneyim evimde çocuğumu büyüteyim mantığı kesinlikle yanlış. Sadece çocuk büyütmek değil kadınlık. Çocuğunuza model oluyorsunuz. Daha iyi katkı sunabilmek örnek olabilmek için sizin de ayaklarınızın üzerinde durmanız gerekiyor. Küçük oğlum kitap okumalarımdan etkilendi. Ve o da yazmayı deniyor şu an bir kitap hazırlığında. Çocuklarıma güzel bir örnek olduğumu düşünüyorum. Hiçbir kadın ümidini kesmesin ben bir şey yapamam demesin.
*Gençlere kitap okuma alışkanlığı konusunda söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Herkes kitap okusun. Konuşma dili, düşüncelerinizi geliştirme, kendinizi ifade edebilme açısından çok faydalı. İnsanların strese girdiği zaman mutlaka kitap okumalarını istiyorum. Mutluyken de kitap okusunlar, üzgünken de kitap okusunlar. Bana kitaplar hep yol gösterdi. Nasihat veren ne annem vardı ne babam. Eşler sadece onlara zevcelik yapılmasından mutlu oluyorlar. Bazen onlara her şeyi ifade edemiyorsunuz. Beni geliştiren iş hayatına iten okuduğum kitaplar oldu. Okumak beni bugünlere getirdi.

*Bundan sonraki hedefiniz nedir?
Bol bol okuyup kitap yazmak istiyorum. İki kitabım öykü kitabı. Çalıştığım için uzun metrajlı kitaplar yazamadım. Ama öyküler yazmakta çok zor hayatı sıkıştırıyorsunuz. Şu an anneannemin hayatını yazıyorum. Artık kitaplarıma ağırlık vermek istiyorum.

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en eski yerel gazetesi.

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 yılında yayın hayatına başladı. 33 yıldır değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres