SON HABERLER :
Öğretmen dövdüğü iddia edilen müdüre tepki Akdeniz YÖREX'te Yeni Alanyalılar 15’inci yılında Antalya OSB Kazakistan kardeşliği Süğlün: Tek maçla hoca değiştirilmez
/ RÖPORTAJ
Aile hekimlerinin dertleri bitmiyor

Antalya Aile Hekimleri Derneği(ANTAHED) Başkanı Doktor Tayyar Asrık ile aile hekimlerinin yaşadığı v sıkıntıları çözüm yolları ve Sağlık Bakanlığı tarafından Eylül ayı itibari ile Aile Sağlığı Merkezleri’nde (ASM) uygulamaya konulan check-up uygulaması hakkında değerlendirmelerde bulundu. Asrık, Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan ASM’lerde check-up uygulamasının gereksiz bir uygulama olduğunu belirterek, “Biz gerekli gördüğümüz durumlarda hastalarımızın her türlü tetkiklerini zaten yapıyoruz. Sağlık Bakanlığı tarafından dayatılan check-up uygulamasında yaşı, cinsiyeti, riskleri ne olursa olsun her hastaya check-up adi altında tetkikler yapılmasının zorunlu hale getirilmesi hem gereksiz bir uygulama, hem de gereksiz yere kaynaklar kullanılarak israf edilecek” dedi.

Antalya Aile Hekimleri Derneği(ANTAHED) neler yapar derneğin amacı nedir?

Aile Hekimleri Derneği,  derneklerin kuruluş amaçları doğrultusunda üyelerinin haklarını, çıkarlarını savunmak korumak ve mesleki ve kişisel gelişimlerini artırmak amacıyla çalışmalar yapar. Kısacası Üyelerini her anlamda temsil eder.

ANTAHED ne zaman kuruldu?

Antalya’da Aile hekimliği 2010 yılının Aralık ayında başladı. Antalya Aile Hekimleri Derneği 2011 yılında kuruldu. 

Kaç Üyeniz var?

Antalya’da görev yapan 750 aile hekimi var. Derneğimizin de 500’e yakın üyesi var. Bizim amacımız tamamını üye yapmak. Bunun için de zaman ve emek gerekiyor.

Başkanlık görevine ne zaman geldiniz?

Başkan olarak göreve başlayışım, 25 Ocak 2018 tarihinde göreve başladım. Yönetim kurulumuz da 2017 yılı Nisan ayında göreve geldi.

Aile hekimlerinin genel anlamda sıkıntıları neler?

Bizim en büyük sıkıntımız Türkiye’de Aile hekimlerinin statüsünün tam olarak belirlenmemesi.  5258 sayılı Aile Hekimliği kanunu yeterince aile hekimliğinin çerçevesini çizemiyor. Kamu çalışanı mıyız yoksa özel bir statümüz mü var. Ne olduğumuz belli değil. Bunlar tam olarak belirlenmiş değil. Türkiye’de aile hekimliği 2005 yılında başladı. Antalya’da 2010 yılında uygulamaya konuldu. Başlangıçta aile hekimliği anlamında aile hekimlerine verilen sözler, çizilen sınırlar yerine getirilmedi.

Aile hekimlerine ne gibi sözler verildi ve verilen sözler yerine getirilmedi?

Aile hekimliğinin birinci basamağın en önemli alanı olduğu, aile hekimliğinin amacının sağlığın geliştirilmesi, hastalıkların ortaya çıkmadan önlenmesi, koruyucu hekimlik alanında bir yapılanma olacağı belirtildi. Bunun dışında aile hekimlerinin angarya işlerinin olmayacağı ve ekstra işler verilmeyeceği söylendi. Fakat zaman içerisinde verilen sözlerin tam tersi oldu. Aile hekimleri angarya ve ekstra işler yüzünden koruyucu hekimlik olan asıl görevini yerine getiremiyor.  Aile hekimleri olarak bir taraftan iş yükümüz sürekli artarken diğer taraftan da gelirlerimiz sürekli düşüyor. 

Sağlık Bakanlığı’nın, Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) ücretsiz check-up (genel sağlık taraması) dönemi uygulamasının devreye girdiğini açıkladı. Nedir peki bu check-up uygulaması?

Aile hekimlerine yüklenen en son angaryalardan bir tanesi ASM’lerde check-up uygulaması.  Check-up ın Türkçe anlamı kontrol etme anlamına geliyor. Ceheck-up Türkiye ve dünyada özellikle özel sağlık sistemlerinde bir çeşit ticari bir pazarlama. Şöyle anlatayım: Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan Check-up uygulamasında hastanın yaşına, cinsiyetine, risklerine bakmaksızın belirlenen paketlerin tüm hastalara uygulanması isteniyor. Merkezi Hekim Randevu Sisteminden (MHRS) randevu alan vatandaşlara, diyabet, kolesterol, karaciğer-böbrek fonksiyonları, kronik hastalıklar, kan sayımı, tansiyon ölçümleri, kanser taramaları, EKG gibi tetkikler aile hekimleri tarafından gerçekleştirilecek deniyor. Yani her hastaya bu uygulama yapılacak. Bu paketler her insana uygulandığı zaman bilimsel bir karşılığı olmayacak. Çünkü ASM’ye her gelen vatandaşa tetkik yapılması doğru değil. Boşu boşuna tetkik yapılarak kaynaklar ve zaman harcanacak. Sonuçta elinize hiçbir şey geçmeyecek.  Sağlık Bakanlığı’nın check-updan istediği şey gerçekten koruyucu hekimlik adına vatandaşların sağlıklarını korumak hastalıklarını çıkmadan önlemek ise bunları zaten biz aile hekimleri olarak yapıyoruz. Bizler aile hekimleri olarak gebe, bebek, çocuk izlemleri, aşılama yetişkin aşılaması gibi bir sürü koruyucu sağlık hizmetlerini yapıyoruz hali hazırda. Artı kanser taraması yapıyoruz. Yaşa cinse göre taramalar değişiyor. Bunlar önemli taramalar. Bizler yapıyoruz. Check-up dendiği zaman bakanlığın vatandaşa lanse ettiği şekilde bir takım kan tahlilleri var. Kan tahlillerini zaten aile hekimi hastaya ihtiyaç duyduğu zaman yapıyor. Ama gerekli olsa da olmasa da önünüze gelen her insana check-up uygulamasını yapın bunun sonuçlarını da bize bildirin şeklinde bildiri geldi. Bakanlık bizden açıkçası kaç hastaya check-up yaptığımıza dair sayı istiyor. Sayıyı kullanmak istiyorlar. Niye kullanmak istediklerini bilmiyoruz. Üstelik ülkemizin ekonomik durumu malum. Böyle bir durumda da kaynak israf etmenin hiçbir anlamı yok. Yapılan tetkik malzemelerinin hemen hemen hepsi yurt dışı kaynaklı malzemelerle yapılıyor. Gereksiz yere yapılırsa bu kaynak israfından başka hiçbir şey değildir. Hastalar açısından gereksiz tahlil yaptırmak zorunda kalacak.

Ne zaman uygulamaya geçti peki check-up uygulaması?

Haziran Ayında Sağlık Bakanlığı tarafından Check-up uygulamasının genelgesi yayınlandı. Eylül ayı içerisinde de hazırlıklarınızı tamamlayıp geçin şeklinde bir yaklaşım var.

Vatandaş peki check-up uygulamasından haberdar mı?

Bugüne kadar ASM’ye gelen hastalarımıza check-up uygulamasında doğru bildiklerimizi anlatıyoruz. Biz gerekli gördüğümüz durumlarda tahlillerimizi hastalarımıza yapıyoruz. Yapılan bir şeyi yeniden yapmamızın anlamının olmadığını söylüyoruz. Daha önce hastalarımıza yapmadığımız tetkikleri zaten yapıyoruz. Hastalarımız da bizi anlayışla karşılıyor. Bizim önerilerimize uyuyor. Yanlış olan burada Bakanlığın medya yoluyla uygulamayı hastalara duyurması veya hastaların yanlış algılamasına neden olması.

Aile hekimliği görevinde tüm sorumluluk hekimlerde vatandaşların herhangi bir sorumluluğu yok. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Bizler bebeklerin aşılarını gebelerin izlemlerini bunları yapmakla sorumluyuz ama. Bir bebek aşıya ailesi tarafından getirilmediği zaman performans anlamında aile hekimlerine para cezası kesiliyor. Bir bebeğin aşısını yapamama sebebimiz ulaşamıyoruz. İnsanlar adreslerini telefon numaralarını değiştiriyor. Değişiklikleri bize haber vermiyorlar. Yük bizim omzumuzda. Gerekli açıklamaları insanlara yapmamıza rağmen yinede kabul etmek istemiyor bazıları. Aşı karşıtlığı yayılıyor ülkemizde. Vatandaşa yükümlülük getirilmesi lazım. Türkiye’de anne babalar çocuklarını aşılatmak zorunda olmalı ve bu da ancak yasayla olur. Vatandaşlar Sağlık Bakanlığı’nın mecburi tuttuğu aşıları yaptırmak zorunda olmalıdır. Bu bir halk sağlığı sorunudur. Aşılanmayan çocuklar çevresi için bir risk kaynağıdır. Hastalık kaynağı olabilecek bir potansiyeldir. Bu anlamda mutlaka cezai yaptırım olmalı diyoruz.  Bu anlamda halkın sağlık okuryazarlığı oranının artırılması lazım. Biz bu konuda her türlü işbirliğine hazırız.

Sağlıkta şiddet güncel bir sorun. Sorunun kaynağı sizce nedir?

Sağlıkta şiddetin dozu son yıllarda gittikçe artmaya başladı. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 2-3 dakikada bir sağlık çalışanı sözlü ya da fiili olarak saldırıya uğruyor. Medyaya sadece ölüm ve yaralamalar yansıyor. Antalya’da da örneklerini sıkça gördük. Bu tür olayların yaşanmasında da yine Sağlık Bakanlığı’nın yaklaşımından kaynaklanan birtakım problemler var. Biz hekimler Sağlık Bakanlığı’nın çalışanlarıyız. Sağlık Bakanlığı’nın bu anlamda hekimlerini ve sağlık çalışanlarını koruması ve güvenliğini sağlaması lazım. Burası bir Aile Sağlığı Merkezi görüldüğü üzere hiçbir güvenlik önlemi yok. Biz burada kişilerle baş başa kalıyoruz. Başımıza her türlü olayın gelmesi mümkün. Sağlıkta şiddet olaylarının birçoğunda hastalar tarafından hekimlerden yasal olmayan istemler oluyor. Nedir bunlar? Hasta olmadığı halde istiharat raporu istenmesi. Aile hekimlerinin yetkisi olmayan konularda yapmaya zorlanması. Özel hastane ve kliniklerde yapılan tetkiklerin aile hekimlerine yaptırılmaya çalışılması.Ve bunun gibi daha birçok örnek sayabiliriz. Ama maalesef hastalar bunları doğal hakları olarak görüp hekimlerin karşısına geliyor. İstekleri olmadığı zamanda saldırgan olabiliyor. Sağlık çalışanlarının güvenliği sağlanmalı. Bu şekilde sağlıklı hizmet vermekte zorlanıyoruz. Tedirginiz. Başımıza her an bir şey gelme korkusu ile yaşıyoruz.

Sağlık çalışanına şiddet uygulamanın cezai müeyyideleri yetersiz. Bu konuda düşünceleriniz neler?

Bir sağlık çalışanına şiddet uygulandığı zaman ölüm yoksa savcılar tarafından sanığın ifadesi alınıp serbest bırakılıyor. Bu durum kabul edilebilir değil. Bir caydırıcılığı yok. Ben bir sağlık çalışanını darp edebilir, dövebilirim en kötü ihtimalle beni alırlar ifademi alıp serbest bırakırlar. İnsanlarda bu düşünce var. Bu düşüncede olan insanlarda çok rahatlıkla bu tip saldırıları gerçekleştirebiliyor. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için mutlaka Türk Ceza Kanunu’na (TCK) caydırıcı bir maddenin konulması gerekiyor. Bu konuda da bizim çok önerilerimiz oldu Adalet Bakanlığı’na ve partilerin milletvekillerine. Maalesef bugüne kadar taleplerimiz değerlendirilmedi. Bu konuda da ciddi hiçbir adım atılmadı.

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres