SON HABERLER :
Vali Karaloğlu’dan seçim kutlaması Serik'te kutlama sabaha dek sürdü Erdoğan ve İnce partilerini geçti Gül’den kutlama eleştirisi Antalya'da kutlamalar havadan görüntülendi
/ RÖPORTAJ
Başka bir dünya mümkün!
Özkan Yeter ve Mustafa Beden… Biri uyuşturucu maddelere teslim etmiş hayatını, diğeri ise alkole... Bugünlerde yeni bir hayata hazırlanan Yeter ve Beden, AYBUDER ile  ‘Başka bir dünyanın mümkün olduğunu’ söylüyor

AYIK Yaşamda Buluşalım Derneği (AYBUDER)’in kapısından şimdiye kadar sayısız insan girip çıktı. 5 kuruş harcamadan dertlerini birbirlerine anlatarak, birbirlerine destek olarak sayısız deniz yıldızı dünya okyanusunda yeniden yerini aldı. O kişilerden biri olabilmek için bugün uğraş veriyor, acı çekiyor ve güzel günlerin hayalini kuruyor Özkan Yeter ve Mustafa Beden. Evli ve 2 çocuk babası Yeter ile hayatını ve varlığını alkole harcamış Mustafa Beden’in hikâyelerini kaleme aldık bugün. Sorularımızı açık yüreklilikle cevaplayan Yeter ve Beden’in ağzından dökülen ortam cümle ise AYBUDER ile ‘Başka bir dünyanın mümkün’ olduğuydu…

‘İMAMLARIN BOĞAZINA JİLET DAYADIM’

Özkan Yeter’in 13 yıllık bir madde geçmişi var. İlk 8 yılda esrar ve bonzai kullandığını belirten Yeter, son 5 yılda metamfetamin kullandığını anlatıyor. Aralıksız, her gün kullandığını söyleyen Yeter, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ailemin fark etmesiyle ruhsal anlamda bir çöküntü yaşadım. İlk önce akıl hastanesine yatırıldım. Bir süre sonra oradaki akıl hastalarını da organize ettiğim için beni kovdular. Madde kullandığım zamanlarda çok derin düşünüyordum. Torna atölyem vardı. Zaman geçtikçe işler değişmeye başladı. Amateme yatırdılar ama benimle uğramak istemediler. İyisin dediler ve taburcu ettiler. Orada verilen ilaçlarla birlikte uyuşturucu madde kullanmaya başladım bu sefer. Bulunduğum her ortamda kendimin ve ailemin ruh sağlığını bozdum. Ailemden gelen bir din baskısı vardı. Beni dinden uzak tutmaya çalışıyorlardı. Maddeyle birlikte ben din üzerine düşmeye başladım. Kafama takılan her şeyi Kuran’dan öğrenmeye başladım. Camileri gezdim. Namazdan sonra çok defa imamların şahdamarına jilet dayayıp söylediklerini sorguluyordum. Kafam yerinde değildi çünkü.”

‘KORKUYORUM BABA’ DEYİNCE…

Bu süreç içerisinde bir gün kendisini İstanbul’da bir özel hastanede tedavi edilirken bulduğunu anlatan Üstün, “Bana elektro şok tedavileri uygulamaya başlandığını fark ettim. Beni kobay olarak kullandıklarını düşündüm. Beni oradan da attılar. Döndükten sonra türbeleri,  yatırları gezmeye başladım. Oralarda yatıp kalkıyordum. Artık bir düzenim yoktu. Bir süre sonra kendime bir mezar kazdım ve orada yatıp kalkmaya başladım. 10 gün uyumadığımı biliyorum. Yemeden içmeden kesildim. Allaha yalvarıyordum canımı alması için. Kurtulacağıma inanmıyordum çünkü. Halüsinasyonlar görmeye başladım. Kimseyle muhabbet etmek istemiyordum. Bir gün kızım aradı. Korkuyorum baba deyince aklım başımdan gitti. Hemen eve döndüm. Evde beni akrabalarım bekliyordu. Kurtulman lazım dediler. Ama kurtulmamın yolu yoktu. Bu konuda hevesliydim ama yok yani. Bana AYBUDER’de yaşayıp kurtulan birinden bahsettiler. Gece yarısı o adama ulaştık. Onunla görüştük. Beni ikna etti. Ertesi gün çıkıp geldim. Gülmeyi unutmuştum. Kendi irademi kontrol edemiyordum. Çaresizdim. Kim sorarsa sorsun ben bağımlı olduğumu inkar ediyordum. Ancak buraya gelince her şey değişti” diyor. 

‘YA ÖLECEKTİM YA ÖLDÜRECEKTİM’

AYBUDER’in kapısından girer girmez çok sıcak karşılandığını anlatan Üstün, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Buraya geldiğimde olayların benim istediğim gibi gitmeyeceğini anladım. Her oyunun bir kuralı vardı. Öncelikle bağımlı olduğumu kabul ettim. Kitap okumaya başladım. Buraya geldikten 1 ay sonra evime ziyarete gittim. Sabah eşimin öpüp uyandırdım. Eşim şaşırdı. Gittim kahvaltı için çay koydum. Eşim yine şaşırdı. Kızıma sürekli kızıyordum. İlkokula başladı bu yıl. Ben okula başladığında yanında değildim. O gün kızımı okula ben bıraktım. 7 yaşındaki kızıma giydirdiğim ilk kıyafeti okul üniforması oldu. Şimdiye kadar 1 çorap bile giydirmemiştim onu fark ettim. 10 yıllık evliyim. Eşim gitar dinlemeyi çok sever. Ona hep kızmışımdır gitardan dolayı. Ama ben şimdi gitar kursuna gidiyorum. Değişmeye başladım. Buraya gelmeseydim ya birini öldürecektim ya da biri beni öldürecekti. Kendi kendime düşündükçe ne kadar yanlış yaptığımı fark ediyorum artık. Küçük adımlarla ilerliyorum. Acele etmiyorum. Mutfağa girmeyen Özkan, burada bulaşık yıkarken zevk alıyor.”

‘İLK BİRAM BABAMDAN’

Mustafa Beden 43 yaşında. AYBUDER’in günümüzdeki en ihtiyar deniz yıldızı. Aydın’ın Didim ilçesinde dünyaya gelen Beden, uzun yıllar süren alkol bağımlılığından kurtulmak için AYBUDER’in kapısını çaldı. Dernekle birlikte yeni bir hayata merhaba dediğini söyleyen Beden, “Babam ciddi bir alkolikti. Benim alkole başlamam da babam vasıtasıyla oldu. Bölgenin ileri gelenlerindendi babam Dedemden de ciddi bir miras kalınca ekonomik olarak son derece rahattık. Bir gece arkadaşlarıyla birlikte dışarı çıktık. Beni de yanında götürdü. Onlar bira içerken ben kola içiyordum. Benim kolam bitti, onların muhabbeti bitmedi. Ben ikinci kolamı söyleyince babam bana kızdı. Paragöz bir adam kesinlikle değildi. Bira içmemi teklif etti. Bende ilk biramı içtim. Arkadaşlarım ailelerinin yanında biranın adını ağızlarına almaya çekinirken ben babamla birlikte içiyordum. Aslında ne büyük yanlış yapmışım” diyor.

‘HAYATIN GERÇEKLERİYLE YÜZLEŞTİM’

 Babası felç geçirdikten sonra ciddi bir bocalamanın içine girdiğini anlatan Beden, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocukluğumda çok sıkıntılar yaşadım. Babam beni dövüyordu. Halimi derdimi kimseye anlatamayınca kendimle yüz yüze kalıyordum hep. Bir süre sonra en iyi arkadaşım alkol oldu. Babam felç geçirdikten sonra dımdızlak ortada kaldım. Evet, paramız vardı ama babam bana para kazanmayı öğretmemişti. Bir süre sonra içkiyi yaşam tarzı olarak görmeye başladım. 25-26 yaşlarında ciddi alkolik olduğumu kabul ettim. İlk önce iyileşme sürecine başlamak için kabul etmek gerekir. Sırf annem mutlu olsun diye amateme yattım. Ama başarılı olmadı. Sürekli kendimi kandırdım. Kendimi görmezden gelip içkiye verdim.  Bir baktım ki beni saçma sapan bir insan olmuştum.”

‘BENİM REHBERİM ALKOL OLMUŞTU’

AYBUDER’e geldikten sonra hayatında birçok şeyin değiştiğini anlatan Beden, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Benim bir rehberim yoktu. Hayat konusunda beni bilgilendirecek bir rehberim yoktu. Benim rehberim alkol olmuştu. İçimde bir boşluk vardı ve ben o boşluğu alkol dolduruyordum. Yanlışmış. Buradaki sistemin avantajı çaresizliği yaşamış ve dibi görmüş insanlar olması. Birbirimizin neler yaşadığını çok iyi biliyoruz. Buraya geleceğim zaman 1 hafta kalıp, iyileşip döneceğim diye düşünüyordum. Ama öyle değilmiş. İyi ki de değilmiş. Burada toplantılar yapıyoruz Yaşadıklarımızı paylaşıyoruz. Rehabilite sürecimiz bu şekilde. Biri bir hikaye anlattığı zaman kendimi buluyorum işin içinde. Ne olduğumu görüyorum. İlk önce dürüst olmamız gerekiyor. Sonrasında bir başkasına anlatma cesareti göstermemiz gerekiyor ve en önemlisi zarar verdiğimiz kişilerle yüzleşmemiz gerekiyor. Biz AYBUDER’de bunların hepsini yapıyoruz.

 

Abdullah Özkan

https://gdetr.hit.gemius.pl/hitredir/id=._lVOUkYnSni_WoYRvBfL5QFo_siv5IhP_x8.aMmP8r.I7/fastid=mstpovtfsufpiamucydktmghjcmd/stparam=soqtjxqosa/nc=0/url=https://bireysel.turktelekom.com.tr/mobil/web/tarife-ve-paketler/Sayfalar/efsane-tarifeler.aspx?utm_source=Antalya-Ekspres&utm_content=Standart-Banners&utm_campaign=Efsane-Portfoy-Haziran-2018
ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en eski yerel gazetesi.

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 yılında yayın hayatına başladı. 33 yıldır değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres