SON HABERLER :
Antalya’nın esnaf raporu Yalvaç Ural’la Okuyan Çocuklar Üreten Kadınlar şenlikte buluşuyor Emniyet-Cemiyet işbirliğine övgü Berberler şiddete karşı
/ SAĞLIK
Diyabet, pankreas kanserine yol açabilir
Teşhisi ve tedavisi en zor kanser türlerinden biri olarak kabul edilen pankreas kanseri, yaşamı tehdit eden kanser nedenleri arasında dördüncü sırada yer alıyor. Hastalığın ortaya çıkmasına neden olarak ileri yaş olsa da obezite, sigara kullanımı ve genetik faktörlere bağlı olarak gençlerde de görülebiliyor. Pankreas kanserinin diyabet ile yakın bir ilişkisi var. Diyabet bazen pankreas kanserinin ilk belirtisi olabiliyor Genel Cerrahi Prof. Dr. Alihan Gürkan, pankreas kanseri ve cerrahisi hakkında bilgi verdi.  

GENETİK FAKTÖRLERE DİKKAT!

Sigara kullanımı ve obezite, her tümörün oluşumunda olduğu gibi pankreas kanserinin ortaya çıkmasında da önemli rol oynar. Pankreas kanseri ile şeker hastalığı ilişkisi göz ardı edilmemelidir. Diyabet hastalığı ortaya çıktıktan sonra pankreasta hastalık gelişimi daha riskli hale gelmekte, pankreas kanseri diyabet ile belirti verebilmektedir. Bazı genetik faktörler de pankreas kanserinde etkindir ve ailesel geçiş söz konusudur. Bu açıdan aile fertlerinde pankreas kanseri olan kişilerin genellikle daha sık aralıklarla takip edilmesi gerekir. Bazı kanser türleri de pankreas kanserine eşlik edebilir ve pankreas kanserinin oluşumunu tetikleyebilir. Ailesinde kanser öyküsü olan kişilerin bu açından da değerlendirilmesi önemlidir.

MİDE HASTALIĞI İLE KARIŞTIRILIYOR

Pankreas kanseri,erken evrede genellikle belirti vermeyen ve ilerlediğinde faklı şikayetlerle kendini gösteren bir hastalıktır. Özellikle sırta vuran ağrı, idrar ve deri renginin sararması ile sarılık gelişimi, tümör çok ilerlediğinde açığa çıkar. Pankreasın bulunduğu yer nedeniyle şikayetler de farklı hastalıklar ile benzerlik gösterebilir. Midenin arkasında yer alan bir organ olduğu için ağrı şikayeti, yine midenin arkasında gelişir ve pankreasta var olan bir sorunun da göz ardı edilmesine yol açar. Mide ağrısı şikayeti, asit salgısının azaltılmasına yönelik bir takım tedaviler ile giderilmeye çalışıldığında, pankreas kanseri tanının gecikmesineneden olabilir.

HASTA KONFORU ÖN PLANDA

Açık ve kapalı cerrahi pankreas tümörünün her türünde uygulanabilir. Gövde ve kuyruk tümörlerinde rutin olarak laparoskopik cerrahi yapılabilir. Pankreas başı tümörlerinde laparaskopik cerrahi için deneyim mutlaka gereklidir çünkü oldukça zor bir cerrahidir. Özellikle etrafta büyük damarların bulunması, tümörün bunlarla olan ilişkisi cerrahiyi zorlaştırır. Özellikle ilerleyen dönemlerde tümörün büyüyerek onikiparmak bağırsağını ve safra yollarını tıkamasıyla ortaya çıkacak sarılık, bulantı ve kusma şikayetlerinin giderilmesi adına ameliyatın önemi büyüktür.

HER HASTANIN CERRAHİ ŞANSI OLABİLİR

Pankreas başı, onikiparmak bağırsağı ve safra yollarının pankreas başına yakın bölümlerinde oluşan tümörleri ayırmak, bu üç organ birbirine yapışık olduğu için pek mümkün olmamaktadır. Söz konusu organlarda meydana gelen tümörlerde bölgeyi komple temizlemek için çok daha etkin olan “whippleyöntemi”ne başvurulmaktadır. Tümörü pankreasın içerisinde olan, yayılmamış durumda olan hastalar için uygundur. Ama günümüzde artık karaciğerin arkasındaki toplardamara atlamış tümörlerde de bu ameliyat yapılabilmektedir.

(HABER MERKEZİ)

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en eski yerel gazetesi.

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 yılında yayın hayatına başladı. 35 yıldır değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres