SON HABERLER :
Genç Kick Boksçu yaşam savaşını kaybetti Hostesler fuara hazır Cinayet sanıkları savunma yapmadı Hamzaoğlu: Turu geçmek istiyoruz Başkan Böcek konteynerleri inceledi
Birilerinin tekelindeki Antalyaspor
Antalya Ekspres

Kuşkusuz Antalya’yı dünyada ve Türkiye’de en iyi tanıtan araç Antalyaspor.

2.5 yıl önce Eto’o geldiğinde Antalya ve Antalyaspor, İspanya’da, İngiltere’de, Almanya’da gündemin ilk sırasındaydı. Bu yıl Nasri Antalyaspor’a transfer olduğunda da aynı durum yaşandı. Kalekapısı’ndaki imza töreni şova dönüştü, birçok yabancı ve yerli televizyon kanalı ile yazılı basında Antalya ve Antalyaspor konuşuldu.

Bunun gibi örnekler çoğaltılır. Kuşkusuz bu takım, bu şehir için çok önemli bir değer. Ancak bunun doğru değerlendirilmesi noktasında birçok yanlış var. En başta ise yönetim ve sahiplik yapısı geliyor.

Antalyaspor A.Ş.’de şirket hisselerinin yüzde 59.6’sının Antalyaspor Kulübü Derneği’nde, yüzde 36.58’inin de Antalyaspor Vakfı’nda olduğu biliniyor. Geri kalan yaklaşık yüzde 5’lik dilim ise farklı kişi ya da şirketlerin elinde.

Peki, bu ne demek oluyor?

Şöyle açıklarsak yanlış olmaz herhalde. Maalesef Antalyaspor, sayıları iki elin parmağını geçmeyen kişiler tarafından yönetiliyor ya da yönetilmesi için yönlendiriliyor. Kulübün birilerinin tekelinde olması durumunu içime sindiremiyorum.

Bu konuyu Antalyaspor’u benden daha iyi tanıyan ve mesleki tecrübesi benden daha fazla olan büyüklerim, birçok kez kaleme aldı, yazdı, çizdi. Ancak kimse de çıkıp, ‘Bu insanlar doğru söylüyor. Ortada bir yanlış var ve bunun değiştirilmesi gerekiyor’ demedi, demiyor, demeyecek gibi de duruyor.

Dernek ve Vakfın bu kadar hâkim olduğu bir kulüp yapısında başarının gelmesi biraz mucize gibi. ‘Seni beğendik, gel başkan ol’, ‘Sen koltukta fazla oturdun, artık yeter’ gibi düşüncelerle kulübü darmadağın eden bu durum, Antalyaspor’a her geçen gün zarar veriyor.

Bunun örneğini en son 7 Aralık’ta gerçekleştirilmesi gereken ancak tam anlamıyla komediye dönen Olağanüstü Genel Kurul’da da gördük. Kongreye katılmayarak yeterli çoğunluğun sağlanmasının önüne taş koyan Dernek ve Vakıf yöneticileri, ‘Biz bu kulübün sahipleriyiz, seçim yapmıyoruz’ gibi ifadeler kullanarak Antalyaspor’un bugünkü durumuna gelmesinde bir nevi pay sahibi oldular.

Futbol arenasında söz sahibi olan büyük kulüplerin tamamına yakını kongrelerinde daha çok kişinin söz sahibi olmasına imkan tanıyor. Zaten bunu sağlayamayan kulüpler bir gün mutlaka dibi görüyor. Bu konuyla ilgili sayısız örnek verilebilir. Antalyaspor’u dünya kulübü yapma amaçlarının olduğunu söyleyen kişilerin ‘Küçük olsun, bizim olsun’ mantığıyla hareket etmesi her geçen gün hem kulübe hem de kulüp için varını yoğunu veren, kırmızı beyaz renklere gönül vermiş insanlara zarar veriyor.

Yasal yolu nasıldır bilmem ancak madem işiniz gücünüz Antalyaspor, madem bu kulübe bu kadar bağlısınız buyurun Antalyaspor’daki hisselerinizi, bir anlamda kulüpteki söz hakkınızı daha aza indirin. Kongrelerde oy verebilecek kişi sayısını çoğaltın. Bu kulüp için gecesini gündüzüne katan insanlar da bu kulüpte söz sahibi olabilsin. Fazla fikir göz çıkarmaz, aksine doğrunun bulunması daha çabuk olur.

Belirsizlikler içerisinde yüzmekte olan, başında başkan ile teknik direktörü olmayan ve ligin son sıralarına demir atmış Antalyaspor’u bu içinde bulunduğu buhrandan kurtarmak adına hızlı ve doğru adımların atılması şart. Antalyaspor sevdasını her mecrada açık yüreklilikle ifade eden kişilerin bu kulüp için bir an önce harekete geçmesi gerekiyor.

Aksi halde bu sistemle bir yere varılacağı yok!

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en eski yerel gazetesi.

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 yılında yayın hayatına başladı. 33 yıldır değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres