Arzu Taşkın

​Müzeler haftasındayız

19-05-2017





18-24 Mayıs tarihleri bildiğiniz gibi ülkemizde ve dünyada her yıl ‘Müzeler Haftası’ olarak kabul edilir. Etkinlikler, sergiler, konferanslar …
Var mı gezmeyi planladığınız yerler?
Mesela ben Antalya’da gezdiğim müzeleri yeniden gezebilirim ya da ihmal ettiklerim kaldıysa onları ziyaret edebilirim.

Geçmişi bugüne saklama niyetiyle, tarihin tozlu ve puslu sayfalarını korumuş yıllardır insanoğlu. Hep merak ederim bugünden 500-1000 sene sonra bizim şu an yeni dediğimiz hangi eşyalarımız, belgelerimiz müzelerde birer eser olarak korunacak?

1997 ya da 1998 yılıydı, İstanbul’da eski Darphane binasında ‘Cumhuriyet Aile Albümleri Sergisi’ni gezerken, duvardaki yuvarlak kesitlerden başımızı uzatıp bakınca, çeşitli eski fotoğraflar, belgeler görüyorduk. Bu kesitleri sırayla gezerken bir tanesine sıra geldiğinde karşımıza çıkan kendi yüzümüzdü. Ayna vardı baktığımız yuvarlak kesitin içinde. Tarihin satır aralarında geçmişi izlerken birdenbire insanın kendi yüzüyle karşılaşması, ölümlü ve aciz varlığını hatırlayıp “Bir gün ben de bir isim ya da bir fotoğraftan ibaret kalacağım.” diye düşünmesine neden oluyor. Unutamadığım sergilerden biridir ‘Cumhuriyet Aile Albümleri Sergisi’. Siyah beyaz fotoğraflarda bir zamanlar, seven, üzülen, hayaller kuran insanların yüzlerine bakıp onların seslerini, konuşmalarını ve tavırlarını hayal etmeye çalışmak…

İz bırakabilmek yarına esas olan ama sıradan yaşamanın da gelecek nesiller için tarihi eserler üretebileceği bilincinde olarak. Yazar, ressam, şair, heykeltıraş, müzisyen, oyuncu ya da mimar değilse bir ölümlü, hiçbir eser bırakamaz mı yarına? Kitaplarına çok iyi bakmışsa, günlük yazdıysa, kendince iyi bir arşivci ya da koleksiyonerse… Müzelerde bazen karşımıza çıkmıyor mu, yüzyıllarca korunan gündelik ev eşyaları? Hayatın her anını bir sanat eseri üretiyormuş gibi yaşarsak bir gün müzede değer görmeyeceğimizi kim söyleyebilir? Her şeyin müzesi olabilir. Bizim hayal bile edemeyeceğimiz binlerce yıl sonra şu an masanızda baktığınız ufacık bir kalem bile sergilenebilir. Cilalı Taş Devri’nde elindeki taştan kesici aletler yapan biri, yıllar sonra bunlardan birinin müzede sergilenen bir eser olabileceğini düşünür müydü? Sanırım bu olasılıkları ben çok fazla düşünüyorum. O aynada yüzümü gördüğüm gün başladı sorular. Boşuna yaşamamalı, etrafımızdaki her şey birer sanat eseri gibi ışıldarken.
….
Ben sorularımla zihnimi yorarken siz de bu arada Antalya Müzesi’nin web sitesinden Müzeler Haftası’na ait etkinlikleri takip edebilirsiniz.

Yazarın diğer yazıları