SON HABERLER :
Engelli birey hayata gözlerini yumdu Yanan motor damacana su ile söndürmeye çalışıldı Manavgat'ta kumar baskını Örnek sürücülere plaket Yörex farkındalığı arttırdı
Beklentiler
Antalya Ekspres

Şimdi, ‘Eskiden’ diye başlayacak olsam, ‘Canım bırak eskiyi’ diyenler olacak. Rahmetli Bülent Ecevit’e ekonomi kötü diye bir adam yazar kasa fırlatmış, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de Devlet Denetleme Kurulu’nu eleştirdiği için Anayasa kitapçığını itelemişti de ülke ekonomisi dibe vurmuş, bu da Ecevit hükümetinin sonu olmuştu. Rahmetliyi götüren de hep ekonomi olmuştu! Bir hatırlatma daha yapayım, Başbakan Tansu Çiller’in 1995 yılında açtığı 5 Nisan paketi ile döviz borçlularının intihar ettiğini hatırlayın. O tarihten 8 ay sonra ülke erken seçime gitmiş ve Çiller seçim kaybetmişti. Faturalar halk tarafından kesilmişti.

Evet, eskiden her şey daha güzeldi, daha doğru ve daha gerçekçiydi. Çok seslilik vardı ülkede. İsteyen eleştirirdi, korku yoktu. Muhbirlik yoktu. Bilirdik, duyardık her şeyi. Şimdiki gibi sosyal medya da yoktu eskiden. Gazeteler ve ajanslar da bu kadar yandaş değildi.

Neyse, medya ve yandaşlık, orası ayrı bir konudur.

1960’lardan 1980’lere kadar devletçi ekonomiden karma ekonomiye ve 1980’de Turgut Özal ile serbest piyasa ekonomisine geçilinceye kadar ekonomide hep 5 yıllık kalkınma planları yapılırdı. Bu planlar meclise getirilir, konuşulur, oylanır ve genelde kabul edilirdi. Öyle parmak kaldır, indir, kabul edildi değil. Canlı yayınlanırdı bütçe görüşmeleri. O planda ne varsa bütçe olanakları ile gerçekleştirilirdi. Yalan, yanlış veya adam kayırmanın mecliste hesabı sorulurdu. Halkın gözünden hiçbir şey kaçmazdı.

Gelelim bu günlere. Kanun Hükmünde Kararnameler, Torba yasalar, anlık ve 3 aylık planlar.

2018’de dünya ekonomik krizini teğet geçtik dediler olmadı. O yıl, büyük şirketlerin iflas ilanlarını bolca duyduk. Türkiye’nin en büyüğü iflas etti denildiğinde de şaşırmadık!

Zira artık her şeyi kanıksayan bir toplum olmuştuk.

2019’da iflaslara küçük ve orta boy işletmeler katıldı. Bu kuruluşların bankalara borcu çok büyümüştü. Bankacılık Denetleme Kurumu 2019’de Küçük ve Orta Boy İşletmelerin (KOBİ) bankalara borcunu 540 milyar lira olarak duyurmuştu. 2020’de bu rakamın 1 trilyon liraya ulaşması bekleniyor.

KOBİ’lerin büyük şirketler gibi iflas anlaşması gibi bir lüksleri yok.

Onların kepenkleri indirmesi iflasın ilanıdır.

Zenginlerin ve KOBİ’lerin durumu kötü de yoksul tüketicilerin durumu çok mu iyi?

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi, 2019 yılında 42 milyon vatandaşımızın, yani her iki kişiden birimizin bankalara 573 milyar lira borcu olduğunu yayınlamıştı.

Covid/19’un yaratacağı krizle birlikte 2020 zararı telafi edilemez boyutlarda bir tüketici borç yüküyle karşılaşacak.

Yani demem o ki, ekonomik krizlerle yoksullaşan bir toplum için beklenti ya yeni bir ekonomik plan ya da bir erken seçimdir. Birinci beklenti hiçbir dönem gerçekleşmedi.

Söylenecek söz de kalmadı.

 

Sevdiğim laflar!
"Akıllı insanlar herkesten ve her şeyden bir şey öğrenirler! Sıradan insanlar sadece kendi hatalarından ders çıkarırlar! Cahiller ise her şeyi bilirler!" (Sokrates)

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres