SON HABERLER :
Öykü Arin'in annesinden kemoterapi haberlerine sitem Küçük valinin ilk talimatı emniyet kemeri tokası oldu Korkmaz 6 yılın rekorunu kırdı Sağlık Sen'den istihdam talebi Göz için sarı ve turuncu gıdalar tüketin!
Bir film, bir kitap
Antalya Ekspres

Tartışır dururuz. Atatürk’ü Samsun’a vatanı kurtarsın diye Padişah Vahdettin mi gönderdi, yoksa Atatürk bu planı 6 ay önceden mi yapmaya başlamıştı? 1919’da başlayan Milli Mücadele zaferle sona erdiğinde bir devir kapanmış, Atatürk mazlum devletlerin eline Mahatma Gandi’nin deyişiyle “Vazgeçilmez bir reçete” vermiştir; Özgürlük ve Bağımsızlık.

19 Mayıs 2019’da Milli Mücadele’nin 100’nci yılını anıyor ve kutluyor olacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün vatanı kurtarmak için çıktığı yolun ilk adımı olan 19 Mayıs 1919’un 100’ncü yıl anısına yönetmenliğini Abdullah Oğuz’un üstlendiği ‘İlk Adım;1919’adlı bir film çekiliyormuş. Şimdiye dek çekilmiş en büyük bütçeli Atatürk filmi olacağı konuşuluyormuş. Filmi kim finanse ediyor öğrenemedim. Bilgi ve belgelere dayanan özgürce işlenecek bir film olur umarım. Film, toprakları işgal altındaki bir milletin son umudunu taşıyan Bandırma Vapuru’ndaki Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarının kader yolculuğunu beyaz perdeye taşıyacakmış.Bekleyip, seyrettikten sonra fikir yürütebiliriz.

Belki yapılacak bu filme ışık olabilir diye İzmirli eski siyasetçi, yazar Kemal Anadol’un yakınlarda çıkan ‘Kuvayı Milliye Donanmasının Romanı; Kulağım Karadeniz’de’ adlı kitabını bize tanıtan meslektaşım Atilla Köprülüoğlu’nu okuyalım bakalım ne demiş:

“Kulağım Karadeniz’de’ deneyimli siyasetçi ve yazar Kemal Anadol’un son kitabı. Bir belgesel roman özelliği taşıyor. Kemal Anadol, ülkemizin ‘soylu kavgası’ Milli Mücadele’de Kuvvacı denizcilerin Karadeniz’de yaşadıklarına kitabında bilgi ve belgeleriyle yer vermiş. Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan kitap netice itibariyle Kuvayı Milliye Donanmasının Romanı”.

***

Kitapta; Büyük Önder Atatürk’ün ve başkaldırının simgesi Ankara’nın kararlı tutumu,
Türkiye’nin kuruluş/kurtuluş mücadelesindeki tek deniz savaşının gerçekleştiği Alemdar Gemisi olayında yaşananlar da ayrıntıları ile yer alıyor. Yakılan istiklal ateşi, Müdafaa-i Hukuk örgütlenmesi, Anadolu’nun Karadeniz Kapısı: İnebolu, Bartın, Zonguldak, Ereğli’den Cide’ye kadar uzanan bölgede halkın işgale karşı galeyanı, direnişi, özellikle kadınlarımızla ilgili kahramanlık ve destansı düzeyde gerçekleşmiş olaylar aktarılıyor.

Bir ‘tahlisiye gemisi’Alemdar’ın yüzdürülmesinin yasak olduğu dönemde
Karadeniz’in ünlü ‘Kestanekarası’ fırtınası sırasında adeta ‘dalgalar ve ölümle dans ederek’
deniz cephesine kazandırılması, bu gemiyi Trabzon’a götürmek üzere Şevket Bey’den “Gemiyi önce yüzdürmeye çalışacaksın. Yolda yakalanırsan mesuliyet sana ait. ‘Bizim haberimiz yok’ diyeceğiz. Şimdi tekrar soruyorum. Vazifeyi  her halükarda kabul ediyor musun?” emrini alan Yüzbaşı Nuri Kaptan’ın yanıtı kitabın önemini de ifade ediyor;
“Elbette; her halükarda.”

***

Kitabın önsözü; Balyoz Davası’nda sahte delillerle tutuklanan, kumpasın çökmesinden sonra da beraat eden Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’den. Türk denizcilerinin sadece Kurtuluş Savaşı malzemesini değil, aynı zamanda bağımsızlık ve özgürlük ateşini taşıdığını vurgulayan Amiral Gürdeniz, ‘Kulağım Karadeniz'de’ için şunları yazmış; 
“Çılgın Türk denizcilerinin sayesinde Gazi Mustafa Kemal ‘Gözüm Sakarya'da, Dumlupınar'da, kulağım İnebolu'daydı’ diyebildi. Kemal Anadol, 1919-1923 arasında Karadeniz'de yaşanan olayları akıcı bir roman kurgusuyla okuyucuya aktarıyor. MustafaKemal'den Frunze'ye,Lenin'den Stalin'e, Cebesoy'dan Mustafa Suphi'ye, Enver Paşa'dan Çiçerin'e sizi aynı toplantı odasında ya da mektuplarla belgelerde buluşturuyor. Bugüne kadar bilinmeyen pek çok tarihsel gerçeği okuyucuya heyecanla aktarıyor. Sayfalar arasında, başarı, zafer ve mutluluk kadar, acı, hüzün ve yokluk duyguları da dolaşıyor. Kitabı kapatırken Atatürk'ün ünlü sözünü hatırlıyorsunuz: ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.’ Kemal Anadol’a göre de; Kuvayı Milliyeciler’in ‘Alemdar’ı İstanbul’dan kaçırması, geminin yolda Fransızlarla çarpışması da Kurtuluş Savaşının ilk deniz savaşı.Fransız gambotunun -ki bizim Yavuz gemimiz ayarında büyük savaş gemisi- ‘Kaptanı ve altı eri vermezseniz Ereğli’yi topa tutarım’ demesi, durumun Mustafa Kemal’e telsizle bildirilmesi ve onun ‘Dayanabildiğiniz kadar dayanın’ yanıtı çok önemli.Okuyun...Okutun!Bir naçizane önerim de; filminin mutlaka yapılması!”

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres