SON HABERLER :
Akra Caz Festivali Molina ile başlıyor AÜ'de 6 ayda 135 nakil Muratpaşa’da bale festivali Fışkıran güzellik Uçarsu Şelalesi Burun estetiğinden sonra bunları sakın yapmayın!
Çile!
Antalya Ekspres

Tarihe not düşülmüş:“25 Mayıs 1954 Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı’nın borçlarının son taksitini ödedi.”

 

1923'te emperyalist ülkelerde (Avrupa) kişi başı milli gelir 6 bin dolar, Türkiye'nin 700 dolar. 1938 yılında Avrupa’da kişi başına gelir4 bin 800 dolar, Türkiye'nin kişi başına geliri ise bin 730 dolar. Savaştan çıkmış bir ülke zenginleşirken, savaş galiplerinde gelir düşüyor! Bu nasıl oluyor? (Bkz:İktisat tarihçisi AngusMaddison)

Biraz geçmişe gidelim...

İlk yurtdışı borçlanma Abdülmecid tarafından 1854 yılında Kırım savaşını finanse etmek için alınmış. Bu borçlanmanın ardından peş peşe borçlanan Osmanlı İmparatorluğu borçlarını ödeyemeyecek duruma gelince borç veren batılı ülkeler bu borçları tahsil etmek için Düyunu Umumiye idaresini kurmuşlar. Böylece Osmanlı İmparatorluğu, mali yönetimini başkalarına teslim etmiş. Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmasından sonra bu borçların ödemesiTürkiye Cumhuriyeti’ne bırakılmış.

Osmanlı'dan devralınan borçların ödenmesi 1954 yılında bitmiş. İlk dış borçlanma 1854 yılında yapıldığına göre bu borçların tasfiyesi 100 yıl sürmüş. Dile kolay, bu ülke tam 100 yıl Osmanlı’nın borçlarını ödemiş. Osmanlı'dan devralınan borçlar 145 milyon Osmanlı altın lirası. Bu da o dönemin milli gelirinin yaklaşık yüzde 65'i ediyor. 

Bugüne gelelim...

Bugünkü koşullarla düne bakıp devralınan borç miktarının söylendiği kadar yüksek olmadığı tezini ileri sürenler bu borcu aynı mantıkla bugünkü değerlerle hayal etmeye çalışırlarsa kabaca 500 milyar dolarlık bir borç yüküne denk geldiğini göreceklerdir.

Sonuç...

2002 yılında 129,6 milyar dolar olan dış borç, 2017 sonu itibariyle brüt 453,2 milyar dolara çıktı. Kişi başı dış borcumuz 600 dolar. Her çocuk bu ülkede 600 dolar dış borçla doğuyor.

Borç ödemek çilemiz olmuş.

***

25 Mayıs 1983’te bir çilehane olarak değerlendirdiği bu dünyadan şiirlerini bırakarak göçtü, gitti. Ardında belki birçok şiir bıraktı; ama onun ilk otuz yılından yola çıkarak yazdığı ve yaşadığı hayatını şu iki mısra açıklıyordu:

Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum;

Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum…

Uçurtman hangi bulutta takılı kaldı bilemiyorum. Umarım sonsuzluğu keşfetmişsindir. Zira sanata bıraktığın her etki, senin gibi güzel insanların güzel eserleriyle birleşip sonsuzluğa yol aldı. Hayatın her aşamasında her duygunun karşılığını yaşayarak öğrenen ve nihayetinde yazan bir Necip Fazıl geçti bu dünyadan.

İyi ki… (Damla Karakuş)

 

 

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres