SON HABERLER :
Mutlu bir Muratpaşa Kızının adını bez bebeklerde yaşatıyor Tütüncü'den Başkan İrban'a ikinci ziyaret ATB'den zeytinyağını markalaştırma atağı Caretta yuvaları korumaya alındı
Eğitim
Antalya Ekspres

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’nin nüfusu 13 milyondur, halkın yüzde 84’ü köylerde yaşamaktadır ve ülkede okuma yazma oranı yüzde 10’dur. 1924 Anayasası ile ilköğretim her Türk vatandaşı için zorunlu ve devlet okullarında parasız olmuş ve bu hızla okullaşma oranı ile okuma yazma oranı 1935’te yüzde 25’e yükselmiş. Kurtuluş Savaşı zaferle sona ermiş, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde her alanda kalkınma devrimleri için düğmeye basılmıştır. Atatürk Anadolu’daköy köy dolaşmaktadır. Eğitim seferberliği başlatılacaktır.  Bu gezilerden birinde yanındakilere sorar; “Türk milleti ne zaman kendini kurtulmuş sayacaktır?”

Kurtuluş yolunda ilk adım atılır. Atatürk, eğitim sistemini üç dönem milletvekilliği yapmış Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç gibi iki değerli insana teslim eder.Bu iki isim, kalkınmış ülkelerin eğitim sistemlerini araştırır vebatılı eğitimcileri de kıskandıracak bir sistem oluştururlar; Bu sistemin adı‘Köy Enstitüleri’dir.

1. Dünya Savaşı'nda güçlü devletlere yenik düşmüş, ardından ‘Bağımsızlık Savaşı’nı kazanmış bir milletin, yeni bir dünya savaşının yarattığı yokluklar içinde ulusal eğitim atılımında bulunması ve bunu başarması bir mucizedir. Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç işte bu mucizeyi başarmışlardılar. Köy Enstitüleri, ezberci eğitim karşı, öğrenimin yaşamla birleştirilmesini amaçlamış, tüketen değil, üreten bir toplum yaratılmasını, tutsak değil, egemen olabilecek güçte iş adamı yetiştirmeyi hedeflemişti.

Öğrenciler hayatın her alanında yetiştirilecekti. Türkçe, fizik, matematik, tarih ve yurttaşlık bilgisi dersleri yanında, ziraat dersleri ve pratik çalışmalar yapılacaktı. Aynı zamanda sanat alanında da öğrencilere beceri kazandırılacaktı. Okullarda keman konserleri veriliyor, Mozart'ın rondoları özellikle öğretiliyordu, Anton Çehov'un eserlerinin temsili yapılıyordu, Moliere, Sofokles, Gogol ve Shakespeare'in tiyatro eserleri canlandırılıyordu. Köy Enstitüleri kültürel anlamda da bir atılım manasına geliyordu. Politik hesaplar ve verilen ödünler sonucunda enstitülerdeki karma eğitime son verilir. Karşı çıkanlar, bu kurumları faşist veya komünist eğitim yeridir diye karalar. Baskılar, sürgünler, dışlamalar bu okullar kapanıncaya kadar sürer. Toplumcu, üretken yapı yok edilir.

Son yıllarda yaşanan sosyal, ekonomik, politik istenmezler bir anda doğmamış, bugünün olumsuz oluşumları, geçmişin tezgâhlarında dokunmuştur. Yaşanan süreçte, eğitim sistemimiz birçok kez değiştirildi, dolayısıyla eğitim çıkmaza sürüklendi. Köyler ihmal edildi.

Köyler ihmal edilince eğitimsizlik, düzensiz nüfus artışı, tarımın makineleşmesi, işsizlik milyonlarca köylünün kentlere göçünü körükledi. Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, büyük çoğunluk bugün varoşlarda çile çekmeyecekti.

Batılı eğitimcilerin de örnek gösterdiği Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'un bu eserinin çökertilmesini mantıklı bir bakışla anlamak mümkün değildir.

Köy enstitülerinin babası İsmail Hakkı Tonguç’un yarın 58’inci ölüm yıldönümü.Bir gün sonra da seçime gidiyoruz. Ben eğitim sisteminde köklü değişiklikleri programına almış bir parti ve liderinden yana oyumu kullanacağım.

Zira eğitim olmadan hiçbir şey olmaz.

Ancak eğitilmiş bireyler ve toplum bir ülkeyi ileriye taşır.

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en eski yerel gazetesi.

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 yılında yayın hayatına başladı. 33 yıldır değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres