SON HABERLER :
Vali’den bankalara sert tepki Deniz kaplumbağası tedavi edildi TCG Poyraz hücumbotu Kaş’ta ziyarete açılıyor Rumen heyetten Başkan Gül'e ziyaret Otizmli çocukları gülümseten buluşma
Sanat susmaz
Antalya Ekspres

Biraz ünlü olana ‘Sanatçı’ diyoruz.

Almanya’da bilmem kaçıncı kuşak Türk işçi çocuklarına,Kıbrıs’ta casinolara gelenlere konser verene diyoruz mesela sanatçı.

Çünkü oralarda para var.

Şöhret, para ve güç demektir.

Sanatçı olmak bu kadar kolay mıdır?

Değildir elbet.

Türkiye’de kolaydır.

Sanatçı yaşamın içini dolduran, güzelleştiren kişidir.

Türkiye’de sanatçı mı yok diyebilirsiniz.

Aslında o kadar çok ki...

Ama hepsi sustu, susturuldu.

Ya da kendileri bir köşeye çekildi.

Nazım Hikmet’ten başlamam gerekir.

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Fazıl Say ve daha birçok isim sayabilirim.

Susturulmak istenen, susturulan sanatçılarımız çoktur.

Sanatçı, özgün olandır, özüne sahip çıkandır.

Ne kadar zor şartlar ve topluluk içinde yaşıyor olsa da ışığı ilk hisseden ve hep var edendir. Bu yüzden üreterek dünyayı güzelleştirendir.

Sanatçı öğreten değil sezdiren, hissettiren ve yol çizdirendir.

Turgut Uyar ve diğerleri.

Sanatçı, herkesin duyduğunu, gördüğünü, hissettiğini, düşündüğünü farklı şekilde duyan, gören, hisseden, düşünen, yansıtandır. Sanatçı, yüzyıllar öncesinden yüzyıllar sonrasına seslenebilendir.

Aşık Veysel, Yunus Emre gibi.

Sanatçı varoluşu yeniden üreten ve anlamlandıran kişidir.

Eserleriyle hayatın farklı okuma biçimlerini önerir. Sanat insanoğlunun hayatta kalma savaşındaki en önemli silahıdır. Çünkü yaşamla başa çıkmak için soru soran ve kimi zaman yanıt üreten bir yönü vardır. Bu yüzden de vazgeçilmezdir.

Ahmet Arif, Neşet Ertaş mesela.

Sanatçı, uğraştığı sanat dalıyla ilgili özgün eserler veren ve kuralına, tekniğine uygun icrada bulunan kişidir. 

Türkiye’nin sanat fotoğrafı nasıl?

Türk halkının yüzde 85’i için sosyal hayat televizyon seyretmek demek.(IPSOS–Türkiye’yi Anlama Kılavuzu, 2016)

Ne kitap okuma, ne konser, ne tiyatro, ne resim.

Nüfusunun yüzde 49’unun hiç sinemaya gitmediği bir toplum olabilir mi?

Bilmem anlatabildim mi?

Oysa Atatürk’ün sözleri...

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”

Yaşayan efsane Erol Sayan

Tam da şöhretlerin sınıra çıkartma yaptıkları günlerdeydi.

Nisan güzelliğinde bir insanı ağırladı Antalya.

Muratpaşa Belediyesi konser salonuna bir ışık düştü.

Yüzlerce beste, binlerce şiir ve müzik kitapları olan bir sanatçı:

Bestekar Erol Sayan.

82 yaşında bir efsanenin adına müzik konseri vardı o gece.

Salon doluydu.

Hani şu Yunus’un ‘Dertli’ şiirini besteleyen Erol Sayan.

Milyonların dilinden düşmeyen şarkıdır.

“Dertli ne ağlayıp gezersin burda/ Ağlatırsa Mevlam yine güldürür/Nice dertli kondu göçtü burada/Ağlatırsa Mevlam yine güldürür..”

Lara TSM korosu sanatçıları heyecanlıydı.

Sonra tam 2 saat Erol Sayan şarkılarını dinledik.

Tüm gece sanat soluduk.

“Güle sorma o bilmez.”, “Hep ağlattı beni kaderim”, “Açılır gönce gül yar”, “Kalbe dolan o ilk bakış.”, “Aşk denilen ateşe yanalı.” “Kadehinde zehir olsa.”, “ Ömrümüzün baharı birlikte geçsin.” “Işılışıl gözlerinde..” “Sevgilim desen bana.” Ve daha niceleri...

Ve Erol Sayanın sesinden, Samim Arıksoy’un sözleri ile mest olduk.

“İki kızımız olsa güzelim cümle alem duyası
Birinin adı Bükülü İpek öbürü İğne Oyası

İki odamız olsa güzelim üstümüze tapusu
Birine gül bahçesi desek birine bülbül yuvası

Ve bir dilimiz olsa güzelim yalnız ikimiz arası
Bütün sözlerin yarısı sevmek ve sevilmek yarısı”

Ayakta alkışladım sanatçımızı.

Bu insanlarla sanatımız susmuyor işte.

Sanat susmamalı...

 

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en eski yerel gazetesi.

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 yılında yayın hayatına başladı. 33 yıldır değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres