SON HABERLER :
Kepez Tıp Merkezi'nden 41 bin ilçe sakinine hizmet Melek İpek'in tutukluluğuna itiraz edildi Antalyaspor'un kupada rakibi Sivas Koruma altındaki evler yok oluyor Antalya'da aksiyon filmlerinin yıldızı Jason Statham heyecanı 
Yılgınlık yok
Antalya Ekspres

Öyle günlerden geçiyoruz ki, yılgınlık, karamsarlık, tükenmişlik sarmalı sıkıyor, boğuyor.

Bu ortamda birlik, beraberlik türküleri söylemek varken, birbirimizi yiyoruz. Oysa;

Melih Cevdet Anday’ın ‘Sokağa Çıkıyorum’ adlı şiirinde söylediği gibi cesaret bardağımızı hep dolu tutmamız gereken günlerden geçiyoruz.

“Sokağa bir diyalog gibi çıkıyorum, umurunda değilim gecenin Gece Yarınki gecedir ve Tanrıdır, Tanrının umurunda değilim.

Kimileyin seviyorum.

Sevmek kuşların bir an boş bıraktıkları ağaçtır.

Ve yalnızlığın kırmızı yapraklara çalan büyüsünü duyuyorum:

Ey cesaret; Hep dolu tut bardağımı.

Sevgi ve umut birdir, yalnızlık ve cesaret bir.”

Ve Rıfat Ilgaz’ın ‘Aydın mısın?’ adlı şiirinde eğer cesaretin yoksa işe yarar bir şeyler yap mesajı vardır;

“Yollar kesilmiş, alanlar sarılmış

Tel örgüler çevirmiş yöreni.

Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende.

Benden geçti mi demek istiyorsun

Aç iki kolunu iki yanına Korkuluk ol”

Cesaret Ahmed Arif’in ‘Anadolu’ şiirindedir;

“Öyle yıkma kendini, öyle mahzun, öyle garip.

Nerede olursan ol, içerde, dışarda, derste, sırada,

Yürü üstüne üstüne, tükür yüzüne celladın,

Fırsatçının, fesatçının, hayının.

Dayan kitap ile dayan iş ile.

Tırnak ile diş ile umut ile sevda ile düş ile

Dayan rüsva etme beni.”

Yılgınlık yok.

Cesaret bardağımızı hep dolu tutacağız.

***

BİRAZ TEBESSÜM

Bu dönem değil her dönem yağdanlıklar vardı, var olacak!

Güzel sanatlarla hiç ilgisi olmayan, heykeli ayıp sayan, resmi günah bilen devlet büyüğü “Şu Bitmeyen Senfoni de niye yıllardır bitmiyor kardeşim” diye merak etmiş ve “Bak bakayım şu işe!” diyerek yağdanlığına talimat vermiş. Yağdanlık, bizzat yerinde incelemiş. Raporunu sunmuş;

“Sayın haşmetlim; Orkestrada 6 tane obuacı var 40 yılda bir zortluyorlar, sonra boş boş oturuyorlar. Bunların işten atılması lazımdır. Şef denilen adamı suçüstü yakaladım bir şey çalmıyor. Beni görünce değnekle havada ıslık çalmaya başladı. Sanki çocuk kandırıyor. Kimin torpiliyle işe sokulduğunu araştırıyorum. Piyanocuyu takdir ettim. Plaket verdim. Hem bir kişi hem de masraf olması diye sandalyede bile oturmuyor, tabureyle idare ediyor. 18 tane kemancı saydım. Hepsi aynı hareketi yapıyor. Lüzumsuz israf, bence iki tanesi yeter. Sordum soruşturdum 16’lık notalarla çalıyorlarmış. 8’lik nemize yetmiyor. Ben denettim bir fark göremedim, gayet güzel oluyor. 16’lık çalanlara maaş ödemenin manası yok. Asgari ücretliler aynı işi görür. Kemanın büyüğünü çalanlar gıy gıy sürtüyor. Sonra onlar duruyor üfleyenler vort vort aynısını tekrarlıyor. Hâlbuki hepsi aynı anda çalsa 2 saatlik konser 1 saate iner. Böylece hem bilet fiyatları yarı yarıya ucuzlar hem de salonda elektrik tasarrufu sağlanmış olur. Bestekârı maalesef lakayt bir adamdır. Kendi konserine bile gelmemiş. Tensip buyurursanız gerekli kaydırmaları yapıp Bitmeyen Senfoni’yi seçime kadar bitiririz. Arz ederim.”

 

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres