SON HABERLER :
Başkan Uysal: Kapasite 2 katına çıktı Tek ve çift haneli tezgahlar birer hafta çalışacak 'Adınız cinayete karıştı' diyerek, yaşlı kadını dolandırdılar ASAT Nisan'da su sayaçlarını okumayacak Vali Karaloğlu’ndan "Milli Dayanışma Kampanyası"na destek
87 yıl öncesinin makalesi...
Antalya Ekspres

Atatürk'ün fikir fedailerinden ve ilk Adalet Bakanlarından Mahmut Esat Bozkurt'un (1892-1943), Anadolu gazetesinde 20 Mart 1933 tarihinde bir yazısı yayınlanır.

‘Türkçe İbadet’ başlıklı yazıyı Özdemir İnce'nin sitesinden almışım 3 Ocak 2016'da. Yamalı bohçamızı karıştırırken buldum.Özellikle 1950'den sonra güncelliğini hiç yitirmediğine, böyle giderse de sanki dün yazılmış gibi, yitirmeyeceğine inandığım makaleyi, gazetem Antalya Ekspres'e yollayıvereyim dedim...

Önce kısa bir açıklama yapıyor Sayın Özdemir İnce:"Yazıyla ilgili bir uyarıda bulunmak istiyorum. Mahmut Esat Bozkurt'un kullandığı ‘öz’ sözcüğü, ‘samimi’ ve ‘içten’ anlamındadır. ‘Katıksız’, ‘saf’ ve ‘yüzde yüz’ anlamında değildir. Türkiye Cumhuriyeti ilkelerine yürekten bağlı ‘vatandaş’ anlamındadır."

1924 yılında Adalet Bakanı olan Mahmut Esat Bozkurt, genç Cumhuriyetin ilk hukuk atılımlarını gerçekleştirir. Bunlar, Medeni Yasa,Ceza Yasası, İcra ve İflas Yasası, Şapka Devrimi Yasası'dır...

İşte Anadolu gazetesinde yayınlanan ve günümüze ışık tutan makale.

Türkçe İbadet (*)

‘Türkçe ezan’dan sonra, ‘Türkçe sala’ da verilmeye başlandı. Bu çok yerinde bir iş, çok isabetli bir görüş, bir karardır.

Fakat ne yazık ki henüz Türkçe ibadete şahit olamıyoruz. Pürüzsüz bir Türkçe ibadetin manevi zevklerini henüz tatmış değiliz. Bununla beraber, günün uzak olmadığına inanıyoruz.

Türk milleti İslamiyeti kabulü günlerinden bu ana kadar 13 asırdır kendi öz anadiliyle Allah'ına anlayarak, bilerek içini açamadı. Onunla doğrudan doğruya temasa gelemedi. Bütün dualarını, bütün ibadetlerini kendine yabancı bir dille, anlamadığı, bilmediği Arap diliyle yaptı.

Neden?

Çünkü sarıklı yobazların birtakım yalancı dindarların engellemeleriyle karşılaştı.

Neden?

Çünkü dinin dalını(**) bilmeyen bu cahil yalancılar Türk milletini din namına istismar etmek, onu soymak isterler de ondan.

Nasıl?

Bakınız nasıl? Türk milleti yabancı bir dille, yani Arapçayla kendisine din telkin edildikçe, şüphe yok ki onu anlamayacaktır. Kendisine ne biçim söylenirse, ne tarzda anlatılırsa öyle kabul edecek ve anlatanlara ekseriya layık olmadıkları payeleri vererek onları besleyecektir. Bu gibiler patlayasıca kursaklarını doldurmak için Türk milletinin dinini anlamamasını bir geçim vasıtası olarak candan isterler. Milletin dinini anlamak teşebbüslerinin önüne ‘gavurluktur, kafirliktir’ gibi yaygaralarla geçmekten, bu yolda çalışan idealistlerle elleri bıçaklı katiller halinde uğraşmaktan çekinmezler. Esasen Kur'an’ı ve dini kendileri de anlamazlar; cahildirler. Bütün bir Türk yenilik tarihi bu cahil yobazlarla sahte dindarların eşkıya baskınlarını andıran tecavüzleriyle doludur.

Fakat bunlarla amansız mücadelelere girişmek Cumhuriyet neslinin milli, vatani borçlarındandır; ta ki Türk milleti yobazların, sahtekarlarınharaçgüzarlığından kurtulsun, dinini, diyanetini kendi anadiliyle anlasın, bilsin. Millet üfürükçülerin, sihirbazların oyuncağı olmak istemiyor.

Hiçbir din, anlamadan, bilmeden samimiyetle, vicdanla benimsenemez. Önce onu anlamak, bilmek lazımdır. İslam dini de zaten bunu emrediyor. Öyle ayetler var ki, bunlara göre İslamiyeti kabul eden her milletin ibadetini kendi anadiliyle yapması farzdır denebilir. Bu ayetlerden biri hatırımdadır. Allah diyor ki:

"Biz Kur'an'ı Arapça gönderdik, ta ki Araplar emirlerimizi anlasınlar. Başka bir dille göndermiş olsaydık, o vakit bize 'ne yapalım? Kur'an anadilimizle gönderilmedi Anlayamıyoruz, onun için bu dini kabul etmiyoruz' derler ve mazeret beyan ederlerdi. Bu mazerete mahal kalmasın diye onlara Arapça hitap ettik."(***)

Arapların başka dili anlaması mümkün olmayınca, Türklerin Arapçayı anlamaları mümkün olur mu? Mümkün olmayınca, ne hakla bu millete koyun kaval dinler gibi asırlarca anadilinden başka bir dille din telkininde ısrar olunuyor? Cumhuriyet hokkabazlıklara müsamaha edemez.

(...)

Türk milleti için Kur'an'ı Türkçe okumak, camilerde bütün ibadeti, duaları Türkçe yapmak, yalnız dini bilip anlamak noktasından değil, fakat milli bakıma göre de bir zarurettir. Din Arapça telkin edildikçe Türk milliyetçiliği için daima bir zaaf olacaktır. Bunu halletmek lazımdır. Alman milliyetçiliğine en büyük hizmet edenlerden biri de Luther olmuştur. Çünkü İncil'i Almanca okutmuştur.

Güzelyalı'da (Reşadiye) İzmir gençliği, saltanat ve hilafet izlerini hala yaşatan levhaları ayakları altında parçaladığı gece, Türk ihtilal tarihinde Türkçe ibadet dileğini en önce ileri sürmek şerefini de kazandı. Benim o büyük dileğim bir gün, hem de yakın bir günde yerine getirileceğine şüphem yoktur. O tezahüratı hafilikle karşılamış olanlar varsa hakikatin saati çaldığında elbette mahcup olacaklardır. Bu mahcubiyet onlara mukadderdir. Biz, Allah'ın evinde de anadilimizin hakim olduğunu görmek ve duymak istiyoruz. Türkiye' de her yere öz Türkçe hakim olacaktır. Hayır diyenler mahcubiyetlerini görmekte geç kalmayacaklardır."

* * *

Ve aradan 87 yıl geçer.

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına 3 yıl kaldı.

Biz mahcup olduk güzel insan Esat Mahmut Bozkurt.

Ben kendi payıma özür dilerim...

---

(*) Anadolu Gazetesi, 20 Mart 1933, N0, 5564, s.12

(**)Dinin "D" sini bilmeyen anlamında

(***) İlgili ayetler için bkz. Yusuf Suresi, ayet 2; Ra'd Suresi, ayet 37; Fussilet Suresi, ayet 44. Kur'an-ı Kerim ve açıklamalı Meali, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1993, s234, 253, 480.

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres