SON HABERLER :
Mutlu bir Muratpaşa Kızının adını bez bebeklerde yaşatıyor Tütüncü'den Başkan İrban'a ikinci ziyaret ATB'den zeytinyağını markalaştırma atağı Caretta yuvaları korumaya alındı
Atatürk, Zobu ve Dr. Galip
Antalya Ekspres

Okuyup bitirdiğim kitabı hemen kaldırıp kitaplığıma koymam.

Bir süre daha elimin altında durur, okurken altını çizdiğim satırlara arada döner yine bir bakarım.

İşte, son günlerde geçmişte güzel filmler yapmış, saz çalıp türküler söylemiş; kimi tiyatro, sinema sanatçılarıyla, müzisyenlerin iktidar yalakalıkları üzerine, döndüm Dr. Reşit Galip kitabına bir daha baktım...

Tiyatromuzun unutulmaz oyuncularından Vasfi Rıza Zobu anlatıyor:

"Ankara'da Gazi Çiftliği Marmara Köşkü'ndeydik. Atatürk, o zaman daha Gazi Mustafa Kemal Paşa idi. Dr. Reşit Galip de daha Maarif Vekili olmamıştı. Birtakım devlet adamları ve birkaç sanatkarla geçen bir gecenin yarısından ayrılma zamanı gelince Atatürk kalktı, bizi ayakta uğurlamak istedi. İşte o sırada Dr. Reşit Galip Ata'ya yaklaştı, 'Paşam' dedi. 'Müsaade ederseniz sanatkar arkadaşlar ayrılmadan önce sizin elinizi öpmek istiyorlar'dedi. O zaman gözleri birden karardı. Yüzünün o tatlı yumuşak ifadesi aniden kayboldu. Kaşları çatıldı ve şiddetle 'Hayır' diye gürledi sanki. Birden içime korku girdi. Bir suç işlemiş hissettim kendimi. O gene sert bir sesle : 'Hayır' diye tekrarladı. 'Çünkü sanatkar el öpmez; Biz hepimiz mebus oluruz, vekil oluruz; ama sanatkar olamayız. İşte bunun içindir ki sanatkarlar el öpmez; ama onun eli öpülür.' Bu sözler hepimizi şaşırttı ve hatta ağlattı. Hiçbirimizde ona cevap verecek hal kalmamıştı. O sırada Dr. Reşit Galip imdadımıza yetişti: ' Evet Paşam! Hepimiz mebus oluruz, vekil oluruz, hatta reisicumhur oluruz; ama hiçbirimiz Mustafa Kemal olamayız. Bunun için müsaade edin de elinizi öpelim' dedi.Cevap Ata'yı fazlasıyla memnun etmişti. Önce onun elini öptük, sonra da duyduğumuz mutluluğu birbirimizi kucaklayarak perçinledik."(Atatürk'ün Fikir Fedaisi Dr. Reşit Galip.-Yener Oruç- Sayfa 278)

Hukuk ve adalet yerlerde sürünürken, milli eğitimimiz tarikat yurtlarının yuvasına dönüşürken, sözlerini Dr. Reşit Galip'in yazdığı "Andımız" ilkokullarda yasaklanıp, yerini "tekbir" seslerine bırakırken,"Sanatkar el öpmez" diyen Mustafa Kemal'in kendilerine verdiği  büyük onura sahip çıkmayan, kimi sözde sanatçılar ne yazık ki dinci iktidarda el etek öpme ve "yalakalık" sırasına girdiler...

Dünyaca ünlü orkestra şefi İbrahim Yazıcı, KHK ile bir yıl önce görevinden alınıyor. Pasaportuna el konulduğu için, yurt dışındaki konserlerini yönetemiyor. Yurt içinde verdiği kimi özel konserler için bile emniyete gidip izin alması gerekiyor.

Şimdi bu durumda ülkemizde Mustafa Kemal'in sanatçıları özgür öyle mi?

Kitabı okurken Antalya'yı da ilgilendiren bir paragrafın altını çizmişim.

Şöyle diyor yazar Sayın Yener Oruç:

"(...) Artık tanıdığımız bu soylu ismi tanıtmak, bizden sonraki kuşaklara şerefli adını bir devrim emaneti olarak taşımak görevi içindeyiz.

Bu görev için somut adımlar atmalıyız. Bunun için, ilk bölge yatılı okullarından birini Antalya'da açan Reşit Galip Bey, ne yazık ki bugün Antalya'da adına yakışır bir büyüklükte bir cadde veya meydanla anılmamaktadır."

Yazar Oruç, yine 1933 yılında üniversite reformunu yaparak çağdaş üniversitelerimizin temelini atan Dr. Reşit Galip'in bugüne dek hiçbir üniversiteye adının verilmediğinden yakınıyor ve takınılan tavrı ayıplıyor.

Şimdi, Muratpaşa Belediye Başkanı sevgili Ümit Uysal'ın tez zamanda meclisinde bir karar alarak "Atatürk'ün Fikir Fedaisi Dr. Reşit Galip" adının bir cadde, bir bulvar ya da bir parka vermesi ne de güzel olur.

Ve Antalyamıza ne güzel de yakışır.

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en eski yerel gazetesi.

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 yılında yayın hayatına başladı. 33 yıldır değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres