SON HABERLER :
Balık, problem çözme yeteneğini arttırıyor! Beldeki ağrılar haberci olabilir Göz sağlığı, okul başarısını etkiliyor Havut giydirme ve daylak güreşi yapıldı Enç Korkuteli’de
Boğuşa boğuşa...
Antalya Ekspres

Gece...

29 Ekim 1933.

Ankara'da tüm salonlar dolmuş taşmış.

Büyük bir coşkuyla Cumhuriyet’in 10. yılı kutlanıyor... Bağımsızlık savaşının o kıyamet gününde bir ara boşaltılması düşünülen Ankara; şimdi salonlara, caddelere sığamıyor...

Atatürk, Ankara Palas'ta yabancı konuklar için verdiği yemekten sonra, arkadaşlarıyla Ziraat Bankası'nın salonunda yapılan baloya katılır...

Salon kalabalık, insanlar dans ediyorlar, eğleniyorlar.

Atatürk'ün geldiğini görenler hemen çevresini sararlar.

Bu arada tıp fakültesini yeni bitirmiş genç bir doktor olan Zeki Bey, bazı sorular sorar, özgürce düşüncelerini söyler...

* * *

Bir Antalya-Konya yolculuğu sırasında otobüsümüz Seydişehir'de gecenin bir yarısı mola vermişti. Lokantanın yanı sıra hediyelik eşyaların da satıldığı mağazada gözüm kitaplara takıldı.

İsmet Bozdağ'ın ‘Atatürk'ün Sofrası’(1) adlı kitabını aldım ve gece okuya okuya Konya ve sonra da Hadim'e varmıştım.

Daha o yıllar Ankara'da ‘külliyede’ sarıklıların, feslilerin katıldığı saray sofraları kurulmamıştı.

O kitap hep elimin altındadır...

İşte altını çizdiğim satırlar.

Ve işte Atatürk'ün genç Dr. Zeki Bey’e verdiği yanıt:

"Haklısınız Zeki Bey, ama eksikleriniz var. Söyledikleriniz doğrudur. İdeal ele geçince, ideal olmaktan çıkar yaşanılır bir şey olur. Bu fikriniz doğru. Doğru olan bir fikriniz daha var: Kırtasiyecilikle boğuştuğumuz... Ama boğuşa boğuşa yenildiğimiz doğru değil!..

Bazı şeyler vardır ki bir kanunla, bir emirle, bir düdük çalarak düzeltilebilir!.. Ama bazı şeyler vardır ki, kanunla, emirle, milletçe omuz omuza boğuştuğumuz halde düzelmezler. Fesi atar, şapkayı giyer adam, ama alnında fesin izi vardır. Siz sarıkla gezmeyi yasaklarsınız, kimse sarıkla dolaşamaz. Ama bazı insanların başındaki görünmeyen sarıkları yok edemezsiniz. Çünkü onlar zihniyetin içindedir. Zihniyet binlerce yılın birikimidir. O birikimi bir anda yok x edemezsiniz, boğuşursunuz onunla sadece... Yeni bir zihniyet, yeni bir ahlak yerleştirinceye kadar boğuşursunuz. Ve sonunda muvaffak olursunuz.

Genç arkadaşım, ‘Boğuşa boğuşa yenildik’ dedi. Hayır arkadaşlar, yenilmedik ve boğuşa boğuşa yeneceğiz...

Yani boğuşmaktan yorulmamak, umutsuzluğa düşmemektir.

Milletler boğuşa boğuşa ilerlerler... Yorulan, umutsuzluğa düşen yenilir.

Biz inanıyoruz... İnandığımız şey doğrudur, yenidir, ileridir. Öyleyse, eskiyi, geriyi, işe yaramazı mutlaka yeneceğiz demektir.

Çünkü bunun çaresi yoktur. Yaşama kanunu budur!..”

* * *

Bu konuşmanın üzerinden 84 yıl geçer.

Geldik günümüze.

Fesliyi de gördük, sarıklıyı da.

Eskiyle, geriyle, işe yaramazla "Boğuşa boğuşa" devam ediyor hayat!

(1) İsmet Bozdağ. (Sayfa 163-164)

 

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en eski yerel gazetesi.

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 yılında yayın hayatına başladı. 33 yıldır değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres