SON HABERLER :
Alanyaspor-Denizlispor: 3-2 CHP Antalya İl Başkanı Bayar görevden alındı Antalya'da otelde korona virüs tedbirleri unutuldu      Ekipler kaçak avcılara göz açtırmıyor  Başkan Böcek aylar sonra ilk kez mecliste
Kaleiçi’nde açılamayan sokak!
Antalya Ekspres

Kaleiçi’nde dört tane mahalle var.

Selçuk, Barbaros, Tuzcular ve Kılınçarslan mahalleleri…

Her mahallede onlarca sokak vardır. Çıkmaz sokak sayısı ise azdır.

Kaleiçi’nin bugününü hepimiz biliyoruz ama ya on sene, 20, 30, 40 ya da 50 sene önceki halini bilenlerimiz çok azdır.

Bazı eski fotoğraflara baktığımız zaman; bu kadar çok otel, pansiyon, mağaza yoktur. Sokaklar bozuktur. Elektrik telleri evden eve uzanır. Çatılarda telli tv antenleri vardır. Ben 20 seneden fazladır Kaleiçi’nde sanatsal yaşamımı sürdürüyorum.

2021 yılından 10’ar sene geriye gitsek; o günkü sokaklar her ne kadar aynı olsa da maalesef evlerin aynı olmadığını görürdünüz!

Bir on sene daha geriye gitseniz; sokaklarda dolu dolu gezen turistleri görürdünüz. Pansiyonlar o zaman da vardı. Halıcılar hediyelikçi dükkanları da vardı ama sayısı azdı.

Sırtı çantalı turistlerden tutun, civardaki en zengin otellerde kalan turistler; akın akın Kaleiçi’ni görmeye gelirlerdi.

Peki, Kaleiçi’nde ne vardı?

Üçkapılar vardı.

Biraz ilerde Kesik Minare vardı. Onun da ilerisinde Hıdırlık Kulesi vardı. Oradan Yat Limanı’na giden yolu takip ederek “yat turları” yaparlardı.

Saat Kulesinin oradan Yat Limanı’na giden yolu da kullanan çoktu.

Cumhuriyet Meydanı’ndan inen merdivenli bir sokak daha vardı.

Turistler sokak sokak gezer; yanmış yıkılmış harabe evlerin fotoğraflarını “hatıra” olarak çekerlerdi.

O dönemlerde; bayrak, simit satanlar, ellerinde “tartı” aletiyle dolaşan ilkokul çağında çocuklar vardı.

“Ayn fragen” diyerek turistleri çağıran, parmak uçlarındaki boyayı onların spor ayakkabılarına sürüp; zorla boyayanlar vardı.

Bisikletli polisler vardı.

Kapkaççıların turistleri de çarptıkları zamanlarda; bunlar caydırıcı oluyordu.

Sokaklar güvenliydi. Duvarlara hiç kimse “grafiti” veya saçma sapan “aşk” sözleriyle kirletmiyorlardı.

                …

Turistler çoğalınca Kaleiçi’ne “esnaf” akını başladı. Boş konaklar bir şekilde dükkana çevriliyordu.

Ben de öyle boş duran bahçeli ve odalı eski evlerde; sahibinden izin alarak “atölye açtım” kendimce.

Dolar ve Mark alışverişleri; döviz bürolarını artırdı.

Kaleiçi’ne ilgi artınca; birçok konak pansiyon ve otel olarak (belgeli) turizme katkı sağladı.

SOKAKLAR

Kaleiçi’nde uzunluk ve kısalıklarıyla değişen çok sokak vardır. Bazılarının da isimleri çok ilginçtir:

Akarçeşme Sokak, Tabakhane Sokak, Hesapçı sokak, Karanlık Sokak gibi.

VE BİR SOKAK VAR Kİ?

Kılınçaslan Mahallesi,  Tabakhane Sokak’ın bittiği yerde; Büyükşehir Belediyesi yıllar önce var olan bir sokağı yeniden açmak için karar almış.

Bu sokak; Karaalioğlu’na da açılabilen bir sokak olacakmış. Ama kazılar başlayınca önlerine tarihi bir duvar çıkmış!

Açılmasına karar verilen ama açılması içinde hiçbir çaba gösterilemeyince; sokak çalışmaları öylece bırakılmış.

“Yapacaksan yap; yapmayacaksan burayı böyle çirkin vaziyette bırakma” diye söylenmeler başlanmış.

Ben de bu sokağı yeniden görüntüledim. Açılırsa parka giden ve gelenler için farklı bir yol olacaktır eminim.

“Pandemi” çalışmalara fazla engel olmasın; bu güzel sokağı Kaleiçi’ne kazandıralım gitsin.

Olmaz mı?

:::: ::::

ŞEMSİYELİ SOKAK

“İkinci İnönü Caddesi” olan esas adını belki içinde oturanlar bile bilmiyordur.

Antalya’nın en merkezi yerinde Dönerciler Çarşısı’nın hemen arkasındaki bu yer; uzun yıllar çok ihmal edildi. “Cadde” olmasına rağmen;  tam ortasında sıra ile dikilmiş ağaçlar vardı. Etrafında sağlı sollu çok güzel dükkanlar vardı. Fakat sokak başlarındaki restoranların masa ve sandalye atarak yolu kapatması; birçoğunu işinden etti.

Bir çözüm olarak Caddenin üstüne “açık şemsiyeler” konuldu. Hemen “ilgi odağı” oldu! Yerlisi ve yabancısı burayı sorup buluyordu.

Ama burası Antalya!

Yazları çok sıcak, kışları rüzgarlı ve yağmurlu idi. Şemsiyeler her sene hasar görüyordu. Ve çirkinlik yaratıyordu.

Hemen yakında otoparkta görevli Yusuf Bey;

“Yırtık pırtık şemsiyeler toplansın. Ama takılmasın. Çünkü hava şartları elverişli değil. Havalar düzeldiğinde şemsiyeler takılsın.” Diyerek çok güzel bir tavsiyede bulunuyor.

Teşekkürler Yusuf Bey sana.

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres
404 Page Not Found