SON HABERLER :
Alanyaspor-Denizlispor: 3-2 CHP Antalya İl Başkanı Bayar görevden alındı Antalya'da otelde korona virüs tedbirleri unutuldu      Ekipler kaçak avcılara göz açtırmıyor  Başkan Böcek aylar sonra ilk kez mecliste
Kaleiçi’nin  çirkinleşen  duvarları
Antalya Ekspres

Bugünkü Kaleiçi’ne şöyle bir baksak!

Sokaklarını, parkını ve yat limanının dolaşsak ve durmadan da fotoğraflar çeksek!

Eve gelince onları teker teker incelesek; acaba neler görürüz?

Ben yıllardır bu fotoğraf işini seve seve yapıyorum. Her gün farklı sokaklarda dolaşmayı, konaklara ait; kapı, pencere, hatıl, cumba, baca, kapı numarası, elektrik ve su sayaç numaraları yazılı teneke levhaları inceleyip farklı fotoğraflarını çekerim.

Konakların hepsinin apayrı bir mimari güzellikleri vardır. Çoğu iki katlıdır ama bazılarında bir de ara kat vardır.  Sokağa bakan “kapalı balkon” olarak adlandırdığımız “cumbalar” aslında her konakta farklı farklıdır. Bazılarında bir cumba, bazılarında iki ve daha fazla olabiliyorlar. Cumbaya destek veren kapalı ve açık süslemeler vardır. Benim en çok beğendiğim; konakların sokağa bakan bir köşesine yapılan süslemelerdir. Bu konuda; “neden” ve “hangi” ustalar yapmıştır sorularıma tam bir cevap bulamadım. Ama bu iki duvarın birleştiği yerdeki sivriliği yok edip; böyle süslemeler yapmak bence çok dâhice bir fikirdir.

Üçgen bir alınlık ve alt tarafta; duvarın iki yanına da konulan genellikle çiçek motifleri!

Hayvan motifleri, meyve kabartmaları birer sanat eseri olarak işlenmişlerdir.

Bu konuda “bilgi” verilmediğinden; yerli ve yabancı turistler bu işlemelerin farkına bile varmazlar.

Hatta bazı kapı üstlerinde, pencere kenarlarında seramikten veya boyama ile yazılmış: “maşallah” gibi sözler göze çarpar. Arapça ve Osmanlıca yazılmış olanları da vardır.

İşte biz bunları fark edip; onlardaki sanatsal güzellikleri de algılayınca Kaleiçi bir başka güzel gelir bizlere. Bunlar dış süslemeler ve güzelliklerdir. Kim bilir konak içlerinde neler vardır?

Gelin “merak” edelim; “nerede, ne var, nasılmış” diye araştıralım.

Fakat, işte bu güzelliklerin kıymetini bilemeyen ve onlardaki sanatsal ve tarihi değerleri anlamayan sözde ev sahipleri; “yok etmek” istercesine üzerlerine, yanlarına; ya bir şeyler asıyorlar, ya boyuyorlar, ya kamera ya da levhalar asıyorlar!

Olmaz, olamaz! Olmaması gereken bir durum!

Bakan yok, anlayan yok, sorumlu yok ve ceza da olmayınca; bu güzelim eserler yok olup gitmektedirler.

Benim en çok üzüldüğüm konuların başında; duvarlara gereksiz “vitrin” süslemesi yapar gibi; çiviler çakıp bir şeyler asılmasıdır! Çok gereksiz buluyorum! Bir de “kameralar” koyuyorlar bu güzellikleri öldürüyorlar.

Gezmeye gelen “romantik gençlerimiz” barlara gidecek paraları olmadığından; tenha sokaklara girip orada sohbet ediyorlar. Çoğu da talebe olduklarından; yanlarında taşıdıkları keçeli kalemlerle; boş gördükleri duvarlara yazıp çiziyorlar. Hiçbir siyasi söz veya futbol takımı ismini anmadan; sadece romantik ve hicivli sözler yazıyorlar.

Bunlar ilginç ve güzel olaylar ama Kaleiçi duvarlarına yazılması hiç de hoş değiller!

Bir de “grafitici gençlik” var ki; onların suçları daha büyük. Sprey boyalarla; kendilerince anlamlı buldukları şekil ve harfleri boydan boya çeşitli renklerle boyuyorlar!

KÖR KAMERLAR

Espri olarak her zaman yazıyorum; Kaleiçi’nde onlarca yüksek çözünürlükte direklerin tepelerine yerleştirilmiş kameralar var. Önce Büyükşehir Belediyesi ilgileniyordu galiba! Sonradan Emniyet’e geçmiş. Onların kontrol ederken görmüştüm.

Bu kameralar ne işe yarıyor; hiç kimse bilmiyor!

Geçen yazımda yazdım; Cumhuriyet Meydanı’ndaki su fıskiyelerini çalıyorlar hiçbir kimse veya kamera görmüyor!

Aynısı Kaleiçi kameraları için de geçerli!

Şart mı illa “polisiye bir vukuat” olunca bu kameralara başvurmak!

Bakın turistleri rahatsız ettiği görülen ve söylenen; hanutçu, bayrakçı, simitçi, tavşancı ve boyacılar var! Takip edin. Maşallah “Yunus Polisler” ve “sivil-resmi polisler” olay anında “yıldırım” gibi geliyorlar.

Kameradan gördüğünüz çirkinlikleri; Kaleiçi sokaklarına çöp atanları, çekirdek yiyenleri, yangın musluklarını keyfince kullanan esnafı, çöpünü sokağa bırakanları, yüksek sesle müzik çalanları tespit edip ilgili Kurumlara yönlendiriniz.

Çok şükür polis ve zabıtamız 24 saat Kaleiçi ve dışında görev başındalar.

AH BU KAMERALAR!

Madem görevlerini yapmıyorlar; ya kameraları kaldırsınlar ya da onları kullananlara “cezalar” verilsin!

VOCID-19 nedeniyle belki şu günlerde; Kaleiçi’nde “hayat eski hayat değil” ama tedbiri elden bırakmamak gerekir.

“TEMİZ KALEİÇİ/TEMİZ ANTALYA” sloganını yaymalıyız.

Sizlere de bu yakışır.

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres
404 Page Not Found