SON HABERLER :
Kepez Tıp Merkezi'nden 41 bin ilçe sakinine hizmet Melek İpek'in tutukluluğuna itiraz edildi Antalyaspor'un kupada rakibi Sivas Koruma altındaki evler yok oluyor Antalya'da aksiyon filmlerinin yıldızı Jason Statham heyecanı 
Kaleiçi’nin kayıpları
Antalya Ekspres

Kaleiçi yaşıyor ama içinde yaşayanlar onun kadar uzun ömürlü olmuyorlar maalesef!

Kim bilir kimler geldi geçti Kaleiçi tarihinden!

O güzelim konakları hangi ustalar, hangi şartlarda kim bilir ne kadar zamanda yaptılar?

Kimler oturdu yapılan konaklarda.

Doğanlar, büyüyenler, askere gidip gelen evlatlar, gelin olan kızlar, yeniden doğan çocuklar…

Yaşlanan anneler ve babalar; doğan torunlarıyla o güzel konaklarda çok mutlu yaşadılar.

Kendi elleriyle diktikleri elma, armut, portakal, zeytin, limon ve üzüm gibi ağaçları yetiştirip; onların meyvelerini yediler. Domates, taze soğan, tere, maydanoz ektiler.

Sular o kadar boldu ki; hem ağaçları suladılar; hem serinlik olsun diye kapı önlerine serptiler.

2000 yılı Kaleiçi’ni bitirdi.

Yaşlananların çocukları Kaleiçi’ni terk ettiler!

Apartmanlara taşındılar!

Taşınanlar ve onların çocukları da hâlâ apartmanlarda oturuyorlar. Kaleiçi’ni çoktan unutan bu insanlar; ara sıra gelip geçtikleri sokaklarda dolaşırken;

“Biz burada oturmuştuk” gibi laflar söylerler.

Maalesef Kaleiçi ve evleri hakkında hiçbir sosyal faaliyette bulunmazlar.

Almanya’dan, Japonya’dan veya Rusya’dan gelen turistler gibi gezip giderler.

Ne yıkılan evler, ne çöplüğe veya otoparka dönüştürülen evler için bir şikâyette bulunmazlar!

Onlar vefasızdırlar benim gözümde!

SONRADAN GELENLER KALEİÇİ’NE SAHİP ÇIKTI

Terk edilen, yansın, yıkılsın diye dua ettikleri konaklara; turizm adına işler yapmak için gelenler sahip çıktılar.

Onlarda gidenler kadar zarar verseler bile; yani yapıyoruz diyerek o tarihi konakları kendi kafalarına göre yıkıp-döküp yeniden yaptılar!

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Müze veya Anıtlar Kurulu ne yapabildi bu yağmalamaya!

Onlar da koruyamadılar!

***

Yirmi yıldan fazladır Kaleiçi’nde oturmuyorum ama yaşıyorum. Bir sanatçı ve bir vatandaş gözüyle günlerim ve yıllarım Kaleiçi’ndeki yaşamı her açıdan gözlemekle geçti ve geçiyor da!

Yılları çabuk yazar ve söyleriz. Aylar, haftalar ve günlerin “hızı” aynı değildir. Hele saatlerin ki hiç değil!

Ben saatleri, günleri, haftaları ve hızla geçen yılları Kaleiçi’nde çok güzel yaşadım.

Fotoğraflar, filmler, videolar çektim.

Usanmadan; konakları, sokakları ve “yaşadığım zamandaki hayatı” adeta belgeselleştirdim.

Yaşayanları tanıdım. Kaleiçi’ne ayak basan kim varsa onlara kıymet verdim. Çünkü onlar bu zamanların birer Kaleiçi gezginleri idi.

GİTTİLER

Kaleiçi’nde az veya çok oturmuş olsalar bile; onların bugünkü yaşama destek verdiklerine inanıyorum.

Hacı Fehmi (Urartu Halı)

SUNA KIRAÇ Hanım vefat etti.

Hakan Tazecan (Halıhan) vefat etti.

Sahaf Kemal vefat etti diye duydum.

Az çok bilinen simalardan, duyulanlar kadar da duyulmayan “Kaleiçili” komşularımız öldüler.

Hepsine Ulu Tanrı’dan rahmet diliyorum.

VE “BOBO”

Hıdırlık Sokak’ta bizim sokağın tam köşesinde “Bobo” isimli bir köpeğimiz vardı. Sevenlere kızmaz, kızdıranların peşinden kovalar, “pitbul” görünce de kaçarken ona doğru havlardı.

Sokak palyaçoların o rengârenk tiplerini görünce onları havlayarak takip ederdi. Hurdacı, kâğıtçı tiplerini tanır onlar gidene kadar havlardı.

Sevenleri çoktu. Ama O; kendisini o sokakta bırakıp giden sahiplerinden başkasının çağırmasına gitmeyecek kadar gururlu bir köpekti.

Ben kızdıranlara veya ondan korkanlara karşı yardımcı olurdum. Güvenli ve duygusal bir köpekti. Güvendiği kişinin yanına gelir yatardı.

Onun da ilaçla uyutulduğunu duydum. Çok üzüldüm.

YAŞAM DEVAM EDİYOR

Bu “Coranavirus” çok canlar yakıyor.

Bizde ve tüm dünyada korkular birer “kâbus” oldu!

Kaleiçi ilk zamanlarda “bomboş” kaldı!

Komşularımın gönderdiği o boş sokak fotoğraflarını görünce ağladım.

Biter mi bitmez bilmiyoruz. Hayatımız adeta “felç” etti. Kaleiçi esnafı “ekmek parası” diyerek yine de “risk” altında dükkânlarını açıyor.

Ben de ikazlara rağmen kısa süreli de olsa açtım kapattım.

“Yarın yine açayım” diyorum; haberleri dinleyince “donup” kalıyorum.

***

Kaleiçi beni özledi

Ben de Kaleiçi’ni…

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres