SON HABERLER :
Antalya, yine kıpkırmızı oldu Genç memur evinde ölü bulundu Rektör Özkan'a ikinci doz aşı yapıldı Kuyuda mahsur kalan kediyi çoban kurtardı Hatalı maske takanlardan 'yemek' bahanesi
Merhaba
Antalya Ekspres

Antalya’nın gözbebeği Kaleiçi’nde 2000 yılından buyana ‘bir sokak ressamı’ olarak yaşıyorum.

Kaleiçi’ni ilk tanımam 1973 yılında bir turistik gezi sırasında olmuştu. Daha sonra bir başka gezide Kaleiçi’nde bir pansiyonda konaklamıştım. O zamanlar Ankara’da oturuyordum.

1998 yılında Antalya’ya göç ettik. Rahmetli bir arkadaşımın önerisiyle ANSAN bahçesinde “portre karikatür” çizmeye başladım. Sonra akşamları Üçkapılar girişindeki boşlukta ve yandaki parkta devam ettim.

Ancak bir gün; zabıta memurunun Üçkapılar yanındaki parktan beni kovup öteki parka gitmemi istemesi ve benim de direnmem sonucu; elimdeki karikatür malzemelerinin ‘zabıta’ minibüsüne konulmasını engelleyemedi!

Onlar gitti!

Ben bakakaldım!

***

İşte bu olay 2000 yılına kadar benim karikatür sanatımı engelledi. Ben karikatür çizerken yerli yabancı turistler ilgiyle izliyorlardı. Kâğıdın sağ üst köşesine ‘Antalya’ yazıp bir de güneş resmi çizmekten mutlu oluyordum.

***

Hediyelik eşya satan bir esnaf abimiz, dükkânın bir köşesinde bana yer verdi. Küçük suluboya “Kaleiçi evleri” çiziyordum. Bir Amerikalı hanım turistin resimlerimi beğenip almasıyla ‘kısmetim’ açıldı.

***

Kira verecek gücüm yoktu. Bu nedenle Hesapçı Sokak’ta ve başka sokaklarda yaz-kış, yağmur-rüzgar demeden sanatımı sergiledim. Turistlerin ilgisi ve de onlarla karşılıklı dostane sohbetlerim; beni iyice Kaleiçi’ne bağladı. Öyle bir bağ ki; “Kaleiçi Sevdalısı” diye anılmama sebep oldu.

***

Dönerciler Çarşısı esnafı o yıllarda çıkan yangınlarda harabeye dönen konakların içine durmadan çöplerini atıyorlardı. Bu da beni çok rahatsız ediyordu. Onlarca belki de yüzlerce turistlerin gelip geçtiği bu yerlerde bu çöğ yığınları olmamalıydı.

***

Bir gün bu konuda uzunca bir yazı yazıp bir yerel gazeteye  bıraktım. Onlar benim bu yazımı beğenip ‘köşe yazısı’ olarak yayınlamışlar! Benden ‘devam’ etmemi istediler.

Artık her hafta Kaleiçi sorunlarını anlatan yazılarım; okuyuculara Kaleiçi’ni bir başka gözle sergiliyordu!

Uzun yıllar devam ettim. İdaresi’ndeki değişiklikler yüzünden notlarıma ‘Hürses Gazetesi’ sayfalarımda devam etmek istediğimi söyledim. Onlar da kabul ettiler.

‘Covıd-19’ başlamadan az önce sitemli (!) olarak ara verdim köşe yazılarıma. Bu müddet zarfında evden de dışarı çıkamadığım için yazı yazmam da mümkün değildi. Yaz geldi. Korkuteli’ne ‘yaylacı’ olarak gittim ve döndüm.

Hürses Gazetesi Yazıişleri Müdürü İhsan Coşkun’un; Antalya Ekspres Gazetesi’ne ‘geçiş’ yaptığını öğrendim. Sevdiğim genç bir gazeteci arkadaş. “Yazarsam seninle yazarım” dedim. O da “sevinirim abi” dedi.

***

KALEİÇİ SESSİZLİĞE BÜRÜNMÜŞ

Adeta bir öksüz çocuk gibi duruyordu geçen hafta atölyemi açmaya gittiğimde! Esnaf arkadaşlar da özlemişler. Bir baktım şu son zamanlarda Kaleiçi fiziki olarak da çok değişmiş!

Neler olmuş, neler!

İşte bunları kısmet olursa bundan sonraki köşe yazılarımda sizlerle paylaşmak isterim.

 

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres
papara-