SON HABERLER :
Altınova Cemevi’nin temeli atıldı Bahar: Tüm gücümüzle devletimizin yanındayız Yavru carettalara Vali’den yardım eli Hürkuş Antalya'da Ünal'dan öğrencisine 'Güz okulu' tavsiyesi
KADIN…
Antalya Ekspres

Dünyadaki özel mülkiyetlerin sadece yüzde 1’inin, sanat müzelerindeki eserlerin sadece yüzde 10’unun kadınlara ait olduğu gerçeği, erkeklerin dünyasında kadınların yer bulabilmek için ne kadar çok çaba sarf etmek zorunda olduklarının bir göstergesi. Kadınlar tarafından ortaya konulan eserlerin tarih boyunca değer görmemesinin temelinde cinsiyet ayrımcılığının olduğu açık. Ve bu psikolojik bir şiddettir.  Şiddet sonrasında psikologlar,ortaya çıkan duygusal durumların utanma, yalnızlık, fiziksel rahatsızlıklar, suçluluk, istismarı önemsememe, başarısızlık hissi, yetersizlik hissi, değersizlik hissi,düşük özgüven, kendinden memnuniyetsizlik, yeme bozuklukları,konsantrasyon güçlüğü,harekette bulunmada yetersizlik, madde bağımlılığı sonuçlarına yol açtığını belirtiyor. Bu sebeple kadınların her şeye rağmen ortaya çıkardığı eserler, adil yargılamayı ve tarafsız bakış açısını hak etmekte.

Ancak kadın sanatçıların kadın kimliği üzerinden yaptıkları çalışmalar ayrımcılığa kendilerinden başladığını da düşündürüyor. Kadın olarak var olabilmek zaten yeterince zorken kadınların kadın oldukları için ötelenmesinin sanat eserlerinde de kendini göstermesi kaçınılmaz olmakla birlikte; erkeklerin dünyasının daha büyük olduğunun da kabulü anlamına gelebiliyor. Feminist yaklaşım, kadının üstünlüğü mü, kadın erkek eşitliğimi sorunsalı devam ederken kadınların cinsiyet kimliklerinden uzaklaştığı eserler vermesi bekleniyor.

“Aşkla yaşadım. Ölümler bile öldüremedi bendeki aşkı. Coşkuyla, aşkla ve sevgiyle yarattım ne yarattımsa…“Aşk, güzelliğin bir başka adıydı. En güzel adıydı”diyenAliye Berger, modern çağın önemli temsilcilerinden olmakla birlikte 1954 yılında Yapı ve Kredi Bankası tarafından düzenlenen yarışmaya ‘Güneşin Doğuşu’ adlı tablosuyla katıldı. Dünyaca ünlü Avrupalı ressam ve eleştirmenlerden oluşan jüri, Berger'in tablosunu birinci seçerek ödüllendirdi.Toprak, deniz ve güneşle haşır neşir olan insanları, buğday yıkayan kadınları, koyun sürüsünü, denize dalan süngercileri, balıkları resmettiğini söyleyen Berger, resim sanatında soyut anlatımın öncüsü oldu. Bu durum bir dizi tartışmayı beraberinde getirdi ve Berger, sanat çevrelerinde eleştirilere maruz kaldı. 1950'lerin sanat ortamı içerisinde Akademi'nin sorgulanmasına yol açan önemli bir dönemeç kabul edilen yarışmanın sonuçları için Bedri Rahmi Eyüboğlu, emeğin kıymetinin olmadığı, çocukça yapılmış bir tablo demekten çekinmedi.

Diğer yandan “Bir gün seyirciyle aramdaki enerji akışı o kadar güçlü bir hale geldi ki artık bu tecrübeden sonra atölyeme geri dönüp resim yapamazdım. Tesadüfen iletişim aracımı bulmuştum. Vücudumu ve enerjimi kullanarak sanatımı sergilemeye başladım. Resim sanatında ressam tuvale yağlı boyayı sürer, resim orada ortaya çıkar. Fakat performans sanatında zaman ve beden esastır” diyen Marina Abramoviç, sanatın yeni yüzünün temsillerindendir. Kariyerinin en başından beri eleştirildiğini, akıl hastanesine yatırılması gerektiğinin söylendiğini, performansın sanat olarak kabul edilmediğini belirten Abromoviç hiçbirini dinlemediğini, önemli olanın inandığı şeyi yapması, yaptıklarının tarihi yansıttığını dile getirmektedir.

Ses getiren çalışmalarından ‘Balkan Barok’ Yugoslavya’nın dağılış sürecindeki savaşın acı ve utancını konu alıyor. İnek kemikleri içinde üç gün geçiren, onları etlerinden sıyıran, yıkayan Abromoviç, bu performans ile Venedik Festivali’nde ödül kazandı. Amacı, insanlara savaşın sebep olduğu yıkımı ve acıyı hissettirmekti. Kokudan dolayı seyircilerin uzun süre kalamadığı gösteri, olumsuzlukları ve acı deneyimi, gerçeklerle karşılaşmanınkadın erkek fark etmeksizinsancılı sürecini de göstermektedir.

Birlikte yaşama kültürü içerisinde ayrıştırma ve ötekileşmenin devam etmesi, çocuklarımıza bırakacağımız en kötü miras olacaktır. Mirasımızın ne olacağını gözden geçirmeniz dileği ile.

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en eski yerel gazetesi.

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 yılında yayın hayatına başladı. 33 yıldır değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres