Manisa’nın doğusunda yer alan ve tarihi geçmişiyle dikkat çeken Alaşehir, antik dönemden günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yaparak köklü bir kültürel miras bıraktı. Alaşehir’in bilinen tarihi, M.Ö. 3. yüzyıla kadar uzanıyor. Bergama Krallığı tarafından kurulan ve antik çağlarda 'Philadelphia' adıyla anılan ilçe, özellikle Roma İmparatorluğu döneminde Lidya bölgesinin en önemli ticaret merkezlerinden biri haline geldi. Roma döneminde tarım ve ticaret faaliyetleriyle öne çıkan Philadelphia, aynı zamanda zengin mimarisi ve sanatsal yapılarıyla da dikkat çekti. Philadelphia’nın stratejik önemi, Bizans İmparatorluğu döneminde de devam etti. Bölge, Hristiyanlık açısından kritik bir merkez haline gelerek dini yapılar ve kiliselerle donatıldı. İncil’in Vahiy Kitabı’nda adı geçen Yedi Kilise’den biri olan Philadelphia Kilisesi’nin burada bulunması, ilçenin Hristiyanlık tarihinde özel bir yer edinmesini sağladı. Uzmanlar, bu kilisenin kalıntılarının günümüze kadar ulaşmasının, Alaşehir’in dini ve kültürel mirasını güçlendirdiğini belirtiyor.

1390 yılında Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı topraklarına katılan Alaşehir, Ankara Savaşı’nın ardından Timur’un Anadolu’yu istilası sırasında kısa bir süreliğine Osmanlı hâkimiyetinden çıktı. Ancak II. Murad döneminde tekrar fethedilen Alaşehir, Osmanlı İmparatorluğu’nun Anadolu’daki önemli merkezlerinden biri haline geldi. Osmanlı döneminde özellikle tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle ekonomik açıdan gelişen ilçe, aynı zamanda ticaret yolları üzerinde bulunması sebebiyle stratejik bir öneme sahipti. Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan cami, medrese ve hamam gibi yapılar, Alaşehir’in tarihi dokusunu zenginleştiren unsurlar arasında yer aldı. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Manisa’ya bağlı bir ilçe olarak konumlanan Alaşehir, özellikle üzüm üretimiyle bölgenin tarımsal faaliyetlerinde önemli bir rol oynamaya başladı. Verimli toprakları ve iklim koşulları sayesinde bağcılık faaliyetlerinde ön plana çıkan ilçe, günümüzde Türkiye’nin en kaliteli üzümlerinin yetiştirildiği merkezlerden biri olarak kabul ediliyor.

PEKİ, ALAŞEHİR İSMİ NEREDEN GELİYOR?
Alaşehir’in adıyla ilgili çeşitli rivayetler bulunuyor. Tarihçiler, Alaşehir isminin kökeninin Osmanlı dönemine kadar uzandığını belirtiyor. Antik çağlarda 'Philadelphia' adıyla bilinen ilçe, Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeyi fethetmesinin ardından farklı adlarla anılmaya başlandı. Yaygın bir görüşe göre, Alaşehir ismi 'Alâ' kelimesinden türemiş olup 'güzel', 'yüksek' veya 'soylu' anlamlarını taşıyor. Bölgenin coğrafi konumu, doğal güzellikleri ve stratejik önemi nedeniyle bu adın verildiği düşünülüyor. Bir diğer rivayet ise Alaşehir adının, Osmanlı’nın bölgedeki egemenliğini pekiştirmesinin ardından, şehre verilen 'yüce' ya da 'görkemli şehir' anlamını taşıyan bir unvan olarak ortaya çıktığı yönünde.

Muhabir: YUSUF ÖZTÜRK