Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şubesi, Vergi Haftası kapsamında Antalya Defterdarlığı önünde bir araya gelerek vergi adaleti ve maliye emekçilerinin çalışma koşullarına ilişkin taleplerini dile getirdi. BES Antalya Şube Başkanı Devrim Mol, yaptığı açıklamada, dolaylı vergilerin kamu emekçileri ve toplum üzerindeki yükünü artırdığını belirterek, “Vergi adaletsizliği bir servet transferine dönüşmüş durumda. Kamu emekçileri ve yoksul kesimler, OECD ülkelerinin iki katı oranında dolaylı vergi ödüyor. Kazanç vergisinin de üçte ikisini yine bizler ödüyoruz. Buna rağmen vergi adaletsizliği görmezden geliniyor” dedi.

Vergi Haftası etkinliklerinin göstermelik olduğunu ifade eden Mol, “Hatırı sayılır mükelleflerin katıldığı resmi konuşmalar yapılıyor, maliye emekçilerine kısa mesajlar atılıyor, Kızılay’a kan bağışına davet ediliyoruz. Ancak bizlerin yaşadığı sorunlar, vergi adaletsizliği ve yoksulluğun derinleşmesi gündeme dahi getirilmiyor. Vergi Haftası, gerçekleri konuşmadığımız sürece sadece bir formaliteden ibaret” diye konuştu.
Whatsapp Görsel 2025 02 27 Saat 15.05.26 602723C2

‘MERKEZ TAŞRA AYRIMI SON BULMALI’
Maliye çalışanlarının sadece adaletsiz vergilerle değil, kurum içindeki eşitsizliklerle de mücadele ettiğini vurgulayan Mol, özellikle büyük şehirlerde gelir adaletsizliği ve aşırı iş yükü nedeniyle kurumda ciddi bir çalışan kaybı yaşandığını belirtti. “Kurum sürekli kan kaybediyor. Genç maliye emekçileri, aşırı iş yükü, gelir adaletsizliği ve kurum içi baskılar nedeniyle istifa ediyor ya da başka kurumlara geçiş yapıyor. Bu durum, kurumdaki liyakat sistemini de bozuyor. Artık maliye emekçileri için merkez-taşra ayrımı son bulmalı ve herkes mali hizmetler sınıfı altında tanımlanmalı. Bozulan liyakat ve kariyer ilişkisi yeniden düzenlenmeli. Aynı işi yapan çalışanlar arasında büyük maaş farkları oluşmuş durumda. Bu da hem aidiyet duygusunu ortadan kaldırıyor hem de emekçiler arasındaki dayanışmayı zayıflatıyor. Oysa kamu hizmetinin sürdürülebilir olması için çalışanların insanca yaşayabileceği bir ücret alması gerekiyor. Açlık sınırındaki maaşlardan vergi kesintisi yapılması kabul edilemez. Vergi oranları sabitlenmeli, gelir dilimi adaletsizliği son bulmalı ve ek ödemeler taban maaşa eklenmeli. Seçim dönemlerinde verilen vaatler de artık birer söz olarak kalmamalı. 3600 ek gösterge tüm kamu emekçilerine verilmeli, mülakat uygulaması kaldırılmalı ve kariyer yolları liyakat esasına göre belirlenmeli” ifadelerini kullandı.

‘MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ’
Vergi dairelerindeki personel eksikliğine de dikkat çeken Mol, bu durumun iş yükünü daha da artırdığını söyledi. “Maliye emekçileri her geçen gün daha fazla yük altına giriyor ancak personel açığı kapatılmadığı gibi var olan çalışanlar da kurumdan ayrılıyor. Çalışma koşulları iyileştirilmeden, nitelikli bir vergi sistemi kurmak mümkün değil. Kamu emekçileri için artık geçinmek imkânsız hale geldi. Büyükşehirlerde kiralar fahiş seviyelere ulaştı. Kamuda çalışan herkesin kira yardımı alması gerekiyor. Bunun yanı sıra, ücretsiz yemek ve ulaşım hakkı da tanınmalı. Devlet, çalışanını yoksulluğa mahkûm edemez. Bizler, kamu emekçileri ve toplumun büyük çoğunluğu olarak derin bir yoksullaşma içindeyiz. Gelirlerimizin büyük bir kısmı doğrudan kazanç vergisi kesintisiyle ve dolaylı vergiler yoluyla elimizden alınıyor. Vergi adaletsizliğinin bir servet transferine dönüştürülmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: YUSUF ÖZTÜRK