Türkiye’nin önemli konularından birisi de alan kullanımı ve buna bağlı imar uygulamaları olarak dikkat çekiyor. Özellikle yüksek nüfuslu kentlerde yıllar içinde ortaya çıkan çarpık kentleşme sorunu hem görsel açıdan hem de yaşam kalitesi açısından olumsuzlukları beraberinde getiriyor.
Konu ile alakalı konuşan Yüksek Şehir ve Bölge Plancısı Feridun Duyguluer, “1984’ten sonra her bakanlık imar konusunda özel yetkiler aldı. Bir anlamda sektörel model oluştu. Daha önceleri her şehrin planı Ankara’dan yapılıyordu. Bu bir süre devam etti. Sonra yerel yönetimlere devrildi ancak bu kez de yerel yönetimlere imar müdahaleleri yapılmaya başlandı. İmarda merkeziyetçilik oldu. Bu da imarda parçalanmaları beraberinde getirdi” dedi.
KORUMA-KULLANMA DENGESİ SAĞLANMIYOR
Yüksek Şehir ve Bölge Plancısı Feridun Duyguluer imarda önemli olan noktalardan birisinin koruma kullanma dengesi olduğunu ifade etti. Duyguluer, “Koruma kullanma dengesi dediğimiz bir terim var. Bu imarcılıkta ne önemli kavramlardan birisidir. Biz bunu sağlayamıyoruz. Koruma dediğimizde yöneticiler, yasa koyucuları kast ediyoruz. Kullanmada da vatandaşlar ve yatırımcılar var. Biz kullanıma uygun şekilde korumayı sağlayamıyoruz” diye konuştu
KANUNLAR BOŞA DÜŞÜYOR
Feridun Duyguluer, “2005 de arazi kullanım kavramı diye bir yasa çıktı. Bu yasa Amerika’da 1910’larda çıktı. Biz baya geç kaldık yani. Bundan daha önemlisi bizdeki yasa uygulanmadı. Çünkü bunun bir planlaması yok. Şöyle ki, 2017’de çıkan bir yönetmelikte özetle ‘arazi kullanım planı yapılmadığı durumlarda falanca şartlar sağlanırsa arazi kullanımına izin verilir’ diyor. E ne anladık o zaman bu kanundan? Zaten izin veriyoruz. O zaman kanun boşa düşmüyor mu?” diye konuştu.
GEÇERLİLİĞİ KALMADI
‘Kıyı kanunu en çok övündüğümüz kanunlardan birisiydi’ diyen Feridun Duyguluer, “Kıyı bir doğal varlıktır. Orada yapı inşası yasaklanmıştır. Sadece gidilip gezilmesine izin vardır. Ancak şu anda sanayi kuruluşları, ticarethaneler, oteller derken en övündüğümüz kanunun çok da geçerliliği kalmadı. Kıyılarda en önemlisi sürdürebilirliktir. Ancak yapılanlara baktığımız zaman pek de sürdürülebilir bir durum yok” diyerek sözlerini sonlandırdı.