Kayseri’nin doğusunda yer alan Tomarza, köklü geçmişiyle biliniyor. İlçede ilk yerleşim izleri M.Ö. 2000’li yıllara kadar uzanıyor. Bu dönemde Hititlerin egemenliği altında bulunan bölge, Hitit İmparatorluğu’nun zayıflamasıyla Frigler ve Asurların yönetimine girdi. Daha sonra Persler’in hâkimiyetine giren Tomarza, Büyük İskender’in Anadolu’yu fethetmesiyle Helenistik kültürle tanıştı. Roma ve Bizans dönemlerinde stratejik bir merkez haline gelen ilçe, özellikle Kapadokya bölgesiyle olan bağlantısıyla önem kazandı. Hristiyanlık açısından da önemli bir merkez olan Tomarza, bu dönemde birçok kilise ve manastıra ev sahipliği yaptı. 
Tomarza Manastiri Kayseri

1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Selçukluların Anadolu’ya girişiyle birlikte Türklerin yerleşim alanlarından biri haline gelen bölge, Selçuklu döneminde Türkmen boylarının iskânıyla birlikte tarımsal faaliyetlerin geliştiği bir merkez oldu. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükseliş döneminde Kayseri Sancağı’na bağlı bir yerleşim olan Tomarza, 19. yüzyılda Ermeni nüfusunun da yoğun olduğu bir bölge olarak öne çıktı. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Kayseri’ye bağlı bir ilçe statüsüne kavuşan Tomarza, günümüzde tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle öne çıkıyor. Tarih boyunca birçok medeniyetin izlerini taşıyan ilçe, doğal güzellikleri ve tarihi yapılarıyla dikkat çekmeye devam ediyor.
Tomarza The Holy Mother Of God Monastery Source Hugo Grothe Meine Vorderasienexpedition 1906 Und 1907 Band Ii 1912 Leipzig

PEKİ, TOMARZA İSMİ NEREDEN GELİYOR?
Tomarza ilçesinin isminin kökenine dair farklı rivayetler bulunuyor. Yaygın anlatılardan birine göre, ilçe adını 968 yılında Bizanslıların Kayseri’yi geri almasının ardından Kafkaslardan getirilen Ermeni kabilelerinden biri olan ‘Thomas’ kabilesinden alıyor. Yaklaşık 1.500 kişiden oluştuğu tahmin edilen bu kabilenin bugünkü Tomarza bölgesine yerleştirildiği, zamanla yerleşim yerinin bu adla anılmaya başlandığı ileri sürülüyor. Bir diğer görüş ise, Tomarza isminin Ermenice ‘Dome Arza’ kelimesinden türediği yönünde. ‘Düden, Su Gözü’ anlamına gelen bu kelimenin, bölgedeki doğal su kaynakları ve düdenler nedeniyle halk arasında zamanla Tomarza şeklini aldığı düşünülüyor. 
Unnamed-34

Muhabir: YUSUF ÖZTÜRK