SON HABERLER :
Büyükşehir’den çiftçiye destek Yerli halk da denize kavuştu Caretta carettalar için bekleyiş başladı 2 metre boyunda yılanla yolculuk etti Yılbaşından bu yana 532 bin turist geldi
Fibroadenom korkutucu mu?
Antalya Ekspres

Birçok kadını tedirgin eden, endişelendiren, kafasının karışmasına neden olan ve bazılarının maalesef korkulu rüyası olan Fibroadenom hastalığı toplumda oldukça yaygın görülüyor.

Bu hastalık adını iki ayrı kelimeden alır. Fibroma ve adenoma. Bunlar birleştirildiğinde Latincede Fibro-adenoma veya Türkçe olarak Fibroadenom olarak okunur. Fibroma, bağ dokusunun fibroid hücrelerinden kaynaklanan iyi huylu ve temiz bir oluşum. Adenoma ise beze veya gland anlamına gelr ve salgı yapan iyi huylu hücrelerden köken alır.Yani fibroadenomlar aslında iki çeşit temiz ve iyi huylu yani tıp dilinde benign hücrelerden kaynaklanan bir oluşumdur. Yani temizdir, iyi huyludur.

Kadınlarınkabusu olan bu hastalık en fazla 18-42 yaşlar arasında görülür. Bu yaşlar arasında neredeyse her 10 bayandan 6-7’sinde fibroadenomlar oluşur. Bazen fark edilir bazende çok küçük ve belirtisiz olduklarında fark edilmez ve tesadüfen kontrol esnasında ortaya çıkar. Dünyadaki tüm yaş grubu kadınlarınyüzde 10’unda görülür. Fibroadenomlar, memenin en çok görülen iyi huylu tümörleridir.

Fibroadenom genelde yuvarlak, nohut veya bezelye tanesi gibi, elle dokunulduğunda ise sınırları ve dış duvarı düzgün, hareketli kitlelerdir. Bu oluşumlar detaylı muayene esnasında kolaylıkla hissedilir. Muayenede tespit edilen bu kitleler için önce meme ultrasonu sonrada biyopsi gerekir. Neden mi? Çünkü fibroadenom hastalığı bir patolojik terimdir, yani tanı ne muayene nede ultrasonlateşhis koyulabilir. Kesin tanı için biyopsi ve patoloji şarttır.

İlk muayenede tespit edilen fibroadenomun çapı 20mm (2cm)üstünde ise hemen biyopsi alınmalıdır. 20mm altındaki kitleler 3 ay aralıkla takip edilir. Anlamlı büyüme tespit edilirse biyopsi alınır. İlk 3 ayda büyüme olmazsa 6 ay arayla tekrar kontrol edilir. Yine anlamlı büyüme görülmezse artık yılda bir sefer kontrol edilmesi yeterli olacaktır.

Biyopsinin alınma şekli ise tartışma konusudur. Genel olarak 40 yaşın altındaki kadınlarda ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) veya tru-cut tabancası ile biyopsi alınır. 40 yaşın üstündeki kadınlarda açık biyopsi tercih edilir. Benim tercihim her zaman açık biyopsiden yanadır bunun nedeni de iğne veya tru-cut ile alınan biyopsilerin yanılma payının yüksek olmasıdır.

Fibroadenom ile meme kanseri arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Klinik çalışmalarda ve literatürde böyle bir ilişkiye rastlanmamıştır. Fibroadenomlar zararsız ve tamamen iyi huylu tümörlerdir. Çok yavaş bir şekilde büyüme gösterir ve çevre dokulara zarar vermezler.

Aslında ‘fibroadenom’ların tedavisinden ziyade tanısı önemlidir ve kesin konulmalıdır. Çünkü kesin tanı konulmadan meme kanseri ile karıştırılmasının olasılığı çok yüksektir. Kesin tanı içinde biyopsi ve patoloji şarttır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres
404 Page Not Found