ANTALYA Ekspres Gazetesi'nden Güven Güneş'in haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla başlayan protesto dalgası, Antalya'da gençlerin öncülüğünde sürüyor. Attalos Heykeli önünde toplanan Akdeniz Gençlik İnisiyatifi üyeleri, "Hukuksuzluğa, baskıya ve geleceksizliğe karşı sokaktayız" derken İmamoğlu'nun serbest bırakılmasını ve demokratik hakların korunmasını talep etti. Üniversiteli gençler, "Artık susmayacağız" mesajıyla Türkiye'nin dört bir yanındaki eylemlere destek verdi.
ŞİDDET İLE SUSTURULMAYA ÇALIŞILDIK
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınarak tutuklanmasının ardından eylemler hız kesmeden devam ediyor. İmamoğlu’nun görevden alınmasının ardından yurdun dört bir yanından eylemler devam ederken bayram nedeniyle birçok kentte eylemlere ara verilse de Antalya’da eylemler kaldığı yerden devam ediyor. Attalos Heykeli önünde bir araya gelen ve çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan Akdeniz Gençlik İnisiyatifi, Ekrem İmamoğlu’nun derhal serbest bırakılması çağrısında bulunarak düzenledikleri basın açıklamasında, “Türkiye'nin dört bir yanında yükselen hak ve özgürlük taleplerinin bir parçası olarak bizler de sesimizi duyurmak için alanlardayız. Ülkemizde son yıllarda artan hukuksuzluklar, baskılar, adaletsizlik ve gençlerin geleceğine yönelik ekonomik ve akademik kaygılar bizleri bir araya getirmiş, bu topraklarda yaşayan her bireyin temel haklarını savunma sorumluluğunu omuzlarımıza yüklemiştir. Akdeniz Gençlik İnisiyatifi olarak dün kampüsümüzde bugünse şehrimizin sokaklarında anayasal haklarımızı kullanıp, gasp edilmeye çalışılan demokrasimizi korumak için bir araya geldik. Hem kampüslerde hem de sokaklarda kolluğun anayasal haklarını kullanan toplumun her kesiminden insanlara karşı uyguladığı orantısız şiddet muktedirlerin kendi halkına gösterdikleri düşman hukukunu alenileştirmiştir. Hak, hukuk ve adalet isteğini barışçıl bir şekilde dile getiren insanlara karşı zor gücünü kullanan iktidarın baskıları, tutuklamaları, şiddeti ile susturulmaya çalışıldık. Ancak bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak muktedirlerin elindeki bu zor gücü üzerimizde kullanmaları karşısında susmuyor, geri adım atmıyoruz. Bu duruma sebebiyet veren sadece bir kişinin hukuksuzca tutuklanması değildir. Ülkenin; rant çetelerine peşkeş çekilmesi, uluslararası suç örgütlerine bayram şekeri dağıtılır gibi vatandaşlık verilmesi, halkın iradesinin hiçe sayılması, giderken artan derin yoksulluk ve adı adalet sarayı olan ama adaleti mumla aratan hukuk garabeti, ülke geleceğini hiç eden ihanet silsilesine örnek teşkil etmektedir. Kadın cinayetlerinin her geçen gün arttığı, faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bu ülkede, adaletin sağlanması bir yana, kolluk kuvvetleri koruyucu olmaktan çok uzak bir tablo çizmektedir. Deprem, sel, yangınlar gibi felaket günlerinde halkın yanında olması gereken aynı kuvvetin yokluğu, vatandaşları çaresiz bırakmış, hükümetin en temel görevini dahi yerine getiremediği gerçeğini gözler önüne sermiştir. Kadınların, çocukların ve queer’lerin yaşam hakkının hiçe sayıldığı, afetzedelerin kaderine terk edildiği bu düzen, iktidarın halka değil, kendi çıkarlarına hizmet ettiğinin en açık kanıtıdır. Bu karanlık gidişatı durdurmanın zamanı gelmiş ve geçmektedir” ifadelerine yer verdi.
BİR GÜN ÇOCUKLARIMIZIN ÖZGÜR DOĞACAK
Akdeniz Gençlik İnisiyatifi açıklamasına, “Özgür üniversite, demokratik bir ülke ve yaşanabilir, adil, eşit ve sınıf ayrımı ile liyakatsizliğin olmadığı bir geleceğin hayal olmaktan çıkıp gerçekleşmesi gerekmektedir. Bizler bu ülkenin gelecek nesilleri olarak anayasal haklarımızın gasp edilmesine, sesimizin bastırılmasına, yolsuzluk, hukuksuzluk ve adaletsizliklerin ülkenin yeni normali olmasına karşı çıkıyoruz. Ülkemizin her köşesinde olduğu gibi burada da temel haklarımız için mücadele ediyoruz. Unutulmamalıdır ki bu mücadele sadece biz gençlerin değil, bu topraklarda yaşayan her bir bireyin haklı mücadelesidir. Yaşattığınız orantısız şiddetle, uyguladığınız düşman hukukuna boyun eğmiyor ve geleceğimizi karanlığınıza teslim etmiyoruz. Eşit ve özgür yarınlar için mücadelemize kararlılıkla devam edeceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz. Ali İsmail Korkmaz'ın da dediği gibi bir gün çocuklarımızın özgür doğacağı umuduyla. Kurtuluş yok, tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” diye bitirdi