Ardahan’ın Posof ilçesi, Kafkaslar ile Anadolu arasında stratejik bir geçiş noktası olması nedeniyle tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Antik çağlardan bugüne uzanan süreçte Posof, birçok kez el değiştirdi. Posof’un bulunduğu bölge, M.Ö. 7. yüzyılda İskitlerin etkisine girdi. Ardından Pers İmparatorluğu’nun hakimiyeti altına giren topraklar, Roma ve Bizans İmparatorlukları dönemlerinde de stratejik önemini korudu. 11. yüzyılda Selçukluların Anadolu’ya girişleriyle Türkler tarafından kontrol altına alınan Posof, Malazgirt Savaşı’nın ardından Selçuklu etkisini yoğun olarak hissetmeye başladı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi sonrası bölge tamamen Osmanlı topraklarına katıldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Posof'un idari yapısı yeniden düzenlendi.
19. yüzyılda Kafkasya üzerindeki Rus baskısı, Posof’ta da etkisini gösterdi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında Berlin Antlaşması ile Posof, Rus İmparatorluğu’nun kontrolüne geçti. Bu süreçte bölgeden Anadolu’nun iç kesimlerine yoğun göçler yaşandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından, 1921’de yapılan Rusya ile yapılan Kars Antlaşması ile Posof, yeniden Türkiye topraklarına dahil edildi. Cumhuriyet döneminde Ardahan’a bağlı bir ilçe olarak yapılandırılan Posof, kültürel çeşitliliği ve tarihi dokusuyla
PEKİ, POSOF İSMİ NEREDEN GELİYOR?
Posof’un isminin kökenine dair çeşitli görüşler bulunuyor. Gürcüce, Eski Türkçe ve Kıpçak Türkleri ile ilişkilendirilen bu isim, ilçenin tarihî geçmişini de yansıtıyor. Posof’un bilinen en eski adı 'Potshovi'. Bu adın, Gürcü Kraliçesi Tamar’ın bölge yönetimine atadığı Cakeli Hanedanı’ndan Botso’nun adına atfen, 'Botso’nun Vadisi' anlamına gelen 'Botsos Hevi' ifadesinden türediği belirtiliyor. Eski Türkçe kökenli olduğunu belrten bir diğer görüş ise Posof isminin 'Buşetkehv' (Büşe-Bişe) kelimesinden türediğini ve 'meşe' ile 'ormanlık dere' anlamına geldiğini savunuyor. Bir başka teoriye göre ise Posof adı Orta Çağ başlarında Dağıstan’dan gelen Kıpçak oymağı 'Posukh'lardan alıntılandığı yönünde. Tarihçi Fahrettin Kırzıoğlu’nun çalışmalarında yer alan bu görüş, bölgenin Kıpçak göçleriyle olan bağlantısını ortaya koyuyor.