SON HABERLER :
Son 24 saatte 19 kişi yaşamını yitirdi Konyaaltı Sahili'nde sınır ihlali tartışması Bu hastalıkta 65 yaş riskli Bu vitaminde güneşsiz olmaz Antalyaspor seri peşinde
/ RÖPORTAJ
Farkındalığın hikayesi
Antalya’da kültür sanat çalışmalarıyla tanınan Kaan Sebkektay, ‘Aşkım Ben Buradayım’ adını verdiği kitabıyla edebiyat tutkunlarının karşısına çıktı. Kitabı ve farkındalığın hikayesini yazarının ağzından dinledik.

KAAN Sebkektay’ın kaleminden Bir Farkındalık Hikayesi ‘Aşkım Ben Buradayım’ kitabı, okuyucusu ile buluştu. Antalya’da yaşayan ve Antalya’da kültür sanat adına önemli çalışmalara destek olan Sebkektay, yazdığı dört kitaptan ilkini yayımladı. İnsan, yaşam ve kişisel gelişim kategorilerinde yayımlanan kitap, yaradılış ve varoluş hakkındaki anlam arayışımıza yanıt olabilmeyi hedefliyor. Her şeyin bir sebebi olduğunu vurgulayan ve ‘Aşkım Ben Buradayım’ diyerek okuyucusuna seslenen çalışma, okurunu kendi iç dünyasında derin bir yolculuğa çıkarıyor. Kişinin kendi içindeki gücü keşfetmesini ve yaşadıkları karşısında daha huzurlu ve mutlu olabileceğini örneklerle de gösteriyor. Kitap, bu anlamda okurunu motive eden bir içeriğe sahip. Kitapseverler, tüm online kitabevlerinden kitaba erişim sağlayabiliyor.

Kaan Sebkektay ile edebiyat yolculuğunu ve ‘Aşkım Ben Buradayım’ kitabını konuştuk.

 

Kendinizden bahseder misiniz?

Ben 1987 yılında İstanbul'da dünyaya geldim. Ancak 1999 depremi sonrasında ailemin İstanbul'dan taşınma kararı ile 15 yıl önce kendimi bu güzel şehirde buldum. Aslında bu zaman, dijital dönüşüm çağının başlangıcına tekabül eder; işte bu sürecin içerisinde gerek Google ile ortak gerekse bireysel olarak dijitalleşme alanında çalışmalar yürüttüm. Bu çalışmaların yanında uzun bir dönem de bir fikir sanat şirketi işlettim. Bu şirkette ülkece tanınmış ve sevilmiş birçok sanatçı ile ortak projeler ve çalışmalar yürütüyor, ülke geneline yayılmış tiyatro ve etkinliklerin yapım sürecinden turne sürecine kadar sanatçılar ile birlikte çalışıyorduk. Hatta Antalya'nın da üç yıl boyunca ev sahipliğini yaptığı ‘Antalya Tiyatro Günleri’ etkinliklerinde; Genco Erkal, Sumru Yavrucuk, Levent Üzümcü, Rutkay Aziz, rahmetli Sümer Tilmaç, Fırat Tanış ve Günay Karacağolu gibi ülkece sevilen birçok sanatçıyı ağırladık. Böyle keyifli etkinliklerin de şehrimize kazandırılmasını sağladık.

Ne kadar zamandır yazıyorsunuz? İlk defa ne zaman 'Ben yazar olacağım' dediniz?

Yazmaya 4 yıl önce başladım. Aslında tam olarak yazmaya değil araştırmaya desek daha doğru olur. Çünkü ortaya çıkardığım çalışmalar bu süreçteki merakımla gerçekleşen araştırmaların, dinlediğim insanların ve kendi hatalarımdan aldığım derslerin ürünü. Neyi merak ettim? ‘Neden buradayız? Nereden Geldik? Nereye Gidiyoruz? Neden sorunlar yaşıyor ve neden mutsuz hissediyoruz?’ Tüm hayatımı farklı bir alana yönlendirecek sorular sanırım bunlardı. Tüm hayatımı, deneyimlerimi ve bildiklerimi; son dört yılda yaptığım araştırmaların bir kombini olarak yazmaya başladım. İlk kitabım nisan ayında yayınlandı ancak ben bu 4 yılda 4 kitap ortaya çıkardım. Bir Farkındalık Hikayesi  ‘Aşkım Ben Buradayım’ bu serinin ilkidir.

Yazmanızdaki en büyük etken neydi?

Ülke genelindeki istikrarsız dönem, ülkemizin birkaç şehrinde yaşanan terör olayları ve diğer birçok etkenden etkinlik alanında yürüttüğümüz çalışmaları yürütemeyeceğimiz bir noktaya gelmiştik. Bu dönem, temelde hayatımın en olumsuz dönemi gibi görünse de bugün ortaya koyduğum bu çalışmaları üretecek soruları kendime sormama sebep olacak zamanı da bana sağlayan dönem oldu aslında. Bu soruların cevapları daha huzurlu ve mutlu hissetmemi sağladı. Sonra bunu paylaşmak istedim, buradaki en önemli etken başka insanların da bu huzura erişebilmesini sağlamak.

İlham kaynağınız nedir?

En büyük ilham kaynağım, bu dünyaya ve insanlığa nasıl faydalı olabilirim düşüncesi aslında. Bu düşünce ile başladı hikayem ve bu düşünceyle de devam ediyor.

Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk neydi?

Bir şeyi aşk ile yapıyorsanız onunla ilgilenirken oluşacak hiçbir olumsuzluğu görmüyor gözünüz sanırım. Ben bu süreçte hiç zorluk yaşamadım diyebilirim bu sebeple. Elbette çok yüksek duyguların biriktiği anlarla yazılan kısımların, kişisel gelişim ve farkındalık yaratmasını hedeflediğim kısımlarla istediğim ahenkle buluşabilmesi ve en doğru şekilde okura aktarılması süreci sanırım üzerinde en çok emek verdiğimiz kısımdı. Bu süreci kitabın Genel Yayın Yönetmeni sevgili Işıl Öznur Özer ile deyim yerindeyse gece gündüz birlikte çalışmalarımız ile başarıyla tamamladığımızı düşünüyorum.

Şu ana kadar aldığınız, aklınızda kalan en güzel yorum nedir?

Bu yeni bir deneyim benim için ve gerçekten çok heyecan verici. Çünkü okurlar size bir şekilde sosyal medyadan ulaşıyor, hislerini anlatıyor ve onlarda oluşan değişimler için teşekkür ediyorlar. En unutamadığım yorum ise zor bir dönemden geçen bir okurumdan geldi. Okurun mesajı şöyleydi: ‘Kitabınızı okudum. Lütfen hep yazın. İyi ki varsınız!’ Bunu söylüyorum çünkü kitabı okuduktan sonra aynanın karşısına geçtim ve gördüğüm kişiye hıçkırıklarla ağlarken ‘İyi ki varsın!’ diye haykırdım. İyi ki varım ve iyi ki varsınız. İşte bu yorumu unutabileceğimi sanmıyorum.

Severek takip ettiğiniz yazarlar?

Tek bir yazarın tüm kitaplarını takip eden bir yapım yok sanırım. Ben meraklı biriyim, bir konuyu merak ederim ve o konuda araştırmalar yaparım. Birden fazla çalışmasını okuduğunuz yazarlar kim derseniz William Shakespeare, Franz Kafka ve Fyodor Dostoyevski diyebilirim.

Kitabınızı yazarken neyi amaçladınız?

Hem sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde hem de bireysel olarak sosyal sorumluluk projelerinde çalışmalar yürütüyorum. Hayat amacım ötekinin olmadığı daha huzurlu ve mutlu bir insanlık. Bu nedenle tüm çalışmalarımı bu odaktan besliyorum ve bu amaçla yoluma devam ediyorum. 

En çok hangi yaş grubunun sizi takip etmesi hoşunuza giderdi?

Böyle bir sınırlama yapmak çok zor ama sanırım en çok mutlu olmasını istediğim kitle, kendini bulması ve gerçek mutluluğun nerede olduğunu anlaması gereken gençler sanırım.

Kitaplarınızda kendinizden soyutlanmış karakterleri mi yoksa sizi yansıtan karakterlerimi  anlatmak daha güzel geliyor? Eserlerinizin sizi yansıtması hoşunuza gider mi?

Her birimiz farklı hayatlarda bir yolculukta olsak da yolculuğumuz sırasında benzer problemlere ve engellere rastlıyoruz aslında. Bu nedenle benim ortaya koyduğum çalışmalarda ben yok, sen de yok, biz var. Bizim için anlatıyor, bizim için yazıyorum.

Kitabı yazmanın hazırlıklarını ne zamandır yapıyorsunuz?

Aslında önceki sorularda bu sorunun cevabı vermiş oldum. Özetle 4 yıl önce başlayan bir yolculuğun ilk etabı bitti, şimdi okuyucu ile buluşuyoruz.

Neden şimdi yayınlama kararı aldınız?

Her şeyin bir zamanı vardır ve hayatta hiçbir şey tesadüfen yaşanmaz. Hazırlık sürecim sonrasında sırasıyla çıkacak tüm kitaplarımın, bu kozmik evrende zamanı var. Kitaplarım, o zamanlarda okuyucusu ile buluşuyor. Örneğin Aşkım Ben Buradayım, bize bugüne kadar kendimize sormaya cesaret edemediğimiz soruları sorduruyor. Tam bu dönemde, evde olduğumuz ve büyük bir değişimin içerisinde olduğumuz süreçte yayımlandı.  İşte tam bu zamanlarda bizler de bu soruları sormalıyız kendimize. Neden buradayım?

Kitabı yazarken ve yayınlarken bir amacınız, hedefiniz var mıydı?

Hedefim daha adil, daha özgür ve ötekinin olmadığı bir dünyada hep birlikte huzur ve mutlulukla yaşayabilmek. Bu hedefe ulaşmak için ortaya çıkıp bağırmak yetmiyor. Değişim, birbirimize dokunarak gerçekleşebiliyor. Anlatarak, ifade ederek ve birbirimizden öğrenerek. Buna inanan biri olarak bu değişimi ancak ortaya koyduklarımızla sağlayabileceğimizi düşünüyorum.

Okuyucular kitabı nereden temin edebilir?
Kitaba erişim tüm dijital kitabevlerinden sağlanabiliyor.  Okurlar kitaba kitapyurdu.com, D&R, idefix, Kırmızı Kedi Kitabevi  gibi platformlardan ve Avrupa'dan kolnkutuphane.de adresinden erişebilir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Her birimizin diğerine göre öteki olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Her fırsatta bu dünyada yaşamı birlikte paylaştığım insanlara iletmek istediğim en önemli mesaj; farklılıklarımız yerine benzerliklerimize odaklanarak bu dünyada birlikte, huzurlu ve mutlu bir yaşam sürebiliriz. Röportajınıza beni konuk ettiğiniz için çok teşekkür ederim.

Özel Röportaj/ Dilan Eray

ANTALYA EKSPRES

Antalya’nın en iyi yerel gazetesi

Antalya EKSPRES Gazetesi 12/12/1983 tarihinde yayın hayatına başladı. Değişmeyen ilkeleri ile aralıksız yayınlanan Antalya Ekspres, tarafsız, özgür ve objektif gazetecilik anlayışını benimseyen cumhuriyetçi, yurtsever, milliyetçi, halkçı ve Atatürkçü bir gazetedir.

Tüm hakları saklıdır. 2017 © Antalya Ekspres