Türkiye’nin son yıllarda en büyük problemi enflasyon ve buna bağlı düşen alım gücü. Özellikle gıda fiyatlarındaki artış dünyadaki bütün ülkelerin kat be kat üzerinde seyrediyor. Üstelik bu durum çok uzun zamandır bu şekilde süregeliyor. Birleşik Kamu-İş’in açıkladığı verilere göre 57 aydır yani yaklaşık 4.5 yıldır gıda fiyatları aralıksız artış eğilimde.
Yılın ilk iki ayında toplam yüzde 6,4 artan gıda fiyatları, son bir yılda ise yüzde 52,8 zamlandı. Özellikle sebze ve meyve fiyatlarındaki yıllık artış yüzde154,5’e ulaşırken, vatandaşların alım gücü hızla eriyor.
100 LİRADAN BİN 185 LİRAYA
Konu ile alakalı konuşan Birleşik Kamu-İş Antalya İl Başkanı Sadık Acar, “Gıda fiyatları bu yıl ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4, şubat ayında ise yüzde 2,2 oranında arttı. Yılın ilk iki ayındaki toplam artış yüzde 6,4’ü buldu. Gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 52,8 oldu. Şubat 2025 itibarıyla son 12 aylık ortalama gıda fiyatları, bir önceki 12 aylık döneme göre yüzde 72,2 oranında yükseldi. Gıda fiyatlarında son dört yıla damgasını vuran hızlı artış süreci, 2025 yılında da ara vermeden devam ediyor. Türkiye’de son 57 aydır aralıksız olarak artan gıda fiyatları, dünyadaki eğilimin aksine yükselişini sürdürüyor. Haziran 2020’den bu yana her ay artan gıda fiyatları, 16 katına çıktı. Haziran 2020’de 100 liraya alınan bir gıda sepeti, bugün bin 732 liraya ulaştı. İçinde bulunduğumuz yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını, gıda fiyatları yüzünden ücretliler, dar gelirliler ve yoksullar ödüyor. Vatandaşlar, gıdaya daha fazla para ayırabilmek için eğitim, sağlık, giyim, barınma ve benzeri diğer temel ihtiyaçlarına yönelik harcamalarını kısıyor. Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde bin 85 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar, bu yıl ocak ayında bin 159 lira, şubat ayında ise bin 185 lira ödemek zorunda kaldı” dedi.
ZAMLAR ERİDİ BİLE
‘Gerek gıda fiyatlarında gerekse de genel enflasyon oranlarında yıllık olarak yaşanan düşüşler, fiyatların, dolayısıyla hayat pahalılığının azaldığı anlamına gelmiyor’ diyen Başkan Acar, “Aksine fiyatlar, artış oranı önceki aylara göre azalsa da artmaya devam ediyor. Diğer bir ifadeyle, hızı düşse bile sabit gelirlilerin yoksullaşma süreci devam ediyor. Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının ücretlerinde yüzde 881,5 oranında artış yaşandı. Diğer bir ifadeyle, örneğin Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti, Ocak 2025 zammıyla birlikte 982 liraya çıktı. Ancak ücretlerindeki artış, gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmiyor. Kamu çalışanlarının alım gücü, gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor. Nitekim bu yıl ocak ayında kamu çalışanlarına geçmiş enflasyon farkı hariç yapılan yüzde 6 oranındaki toplu sözleşme zammının tamamı, daha ilk iki ayda eridi. Çalışanlar, şubat ayından itibaren alacaklı konumuna geldi” diye konuştu.
VATANDAŞ DAHA FAZLA PARA ÖDEMEK ZORUNDA KALIYOR
Acar, “Şubat ayında sebze ve işlenmiş gıda dışındaki tüm harcama gruplarında fiyatlar değişik oranlarda arttı. Ekmek, pirinç, un, bulgur harcamaları şubatta bir önceki aya göre yüzde 5,6 oranında artarken, et ve balık grubu harcamalarında yüzde 3,6 oranında yükseliş oldu. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 4,4 oranında zamlandı. Tereyağı dışındaki yağ harcamaları ise önceki aya göre yüzde 1,1 arttı. Meyve fiyatlarının yüzde 1,9 oranında yükseldiği şubatta, sebze fiyatlarında bir önceki aya göre yüzde 5,6 oranında düşüş yaşandı. Bakliyat fiyatları önceki aya göre yüzde 3,4 oranında artarken, salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları ise yüzde 1,2 oranında geriledi. Vatandaşlar, mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için şubatta bir önceki aya göre yüzde 2,2 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı” diye konuştu.
AÇLIK RİSKİ BÜYÜYOR
Acar, özellikle son dönemdeki fiyat artışlarının altını çizerek, “Ocak-şubat dönemindeki toplam artış yüzde 6,4 olarak gerçekleşti. İlk iki ayda ekmek, pirinç, un, bulgur, makarna fiyatlarında ortalama yüzde 6,8, beyaz ve kırmızı et fiyatlarında yüzde 5,9, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarında yüzde 11,7, yağ fiyatlarında yüzde 1,1, meyve fiyatlarında yüzde 4,7, sebze fiyatlarında yüzde 4,2, bakliyatta yüzde 5,7 ve diğer işlenmiş gıda fiyatlarında da yüzde 3,3 oranında yükseliş yaşandı. Yıllık değişime baktığımızda ise ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları bu yıl şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 45,4, et-balık fiyatları yüzde 29,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 31,5 oranlarında artış gösterdi. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 38,4 oranında zamlandı. Meyve fiyatları yüzde 154,5, sebze fiyatları ise yüzde 116,5 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 19,3, diğer gıda fiyatları ise yüzde 35,9 oranında zamlandı. Şubat 2025 sonu itibarıyla son 12 aylık ortalama gıda fiyatları, Şubat 2024 sonu itibarıyla son 12 aylık ortalama fiyatlara göre yüzde 72,2 oranında arttı. 12 aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 47,3, et-balık fiyatlarında yüzde 55,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 43,9 oldu. Yıllık ortalamalara göre yağ fiyatları yüzde 62,9, meyve fiyatları yüzde 124,2, sebze fiyatları ise yüzde 189,1 oranında arttı. Bakliyatta son 12 aylık ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık döneme göre yüzde 44,5, diğer gıda fiyatları ise yüzde 56,5 oranında zamlandı. Bu veriler, gıda fiyatlarındaki artışın hızı düşse de vatandaşların alım gücünün erimeye devam ettiğini gösteriyor. Özellikle dar gelirliler ve yoksul kesim, artan fiyatlar karşısında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Bu durum, ülkemizde açlık riskini her geçen gün daha da büyütüyor” ifadeleri ile sözlerini sonlandırdı.