Antalya'nın Kaleiçi bölgesinde yer alan Sultan Alaeddin Camii, şehrin tarihi dokusunun önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor. Yapı, başlangıçta üç nefli bir bazilika tipinde inşa edilmiş bir Rum kilisesi olup, 13. yüzyıl sonlarına doğru Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’ın döneminde camiye dönüştürülmüş.

Cami, iç yapısında barındırdığı Selçuklu ve Osmanlı mimarisi izleriyle dikkat çekiyor. Tavanı haç şeklinde çıkıntılarla süslü olan yapının, iki taraftan üst kattaki pencerelerle aydınlatıldığı görülüyor. Papaz mahfeli olarak kullanılan alan, günümüzde kadınlar mahfeli olarak kullanılmakta. Ayrıca, caminin doğu ve batı cephelerinde giriş kapıları yer almakta.

Yapının minaresi ise, 1962 yılında inşa edilmiş. Bu minare, yapıyı çevreleyen eski çan kulesiyle birlikte nadir bir örnek oluşturuyor. Cami, 1958 yılında müze olarak kullanıldıktan sonra tekrar camiye dönüştürülmüş. Bu dönüşüm sırasında, orijinal yapısı büyük ölçüde korunarak mihrap eklenmiştir.

İç mekanda, üç nefli bazilika yapısının izleri net bir şekilde görülebilir. Korinth başlıklı sütunlar ile ayrılan ibadet mekanının ortasında genişletilmiş bir orta nef yer alır. Ayrıca, merkezdeki bağdadi kubbe, dört sütun üzerine oturtulmuş olup, kubbe merkezine bir rozet yerleştirilmiş. Yapının toplamda 24 penceresi bulunmakta ve alt seviyedeki pencerelerin alınlıklarında zarif kalem işi süslemeler yer almakta.

Sultan Alaeddin Camii, hem Osmanlı hem de Selçuklu mimarisinin birleşiminden oluşan nadir yapılar arasında yer almakta. Bu tarihi cami, zamanla yapılan restorasyonlarla günümüze kadar korunmuş ve halen ibadet edilen bir yer olarak Antalya'nın en önemli dini yapılarından biri olmaya devam etmekte.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA