Antalya Yaşam Hastanesi’nden Uzm. Psikolog Anıl Yıldız, ergenlik dönemindeki psikolojik zorluklara dikkat çekti. Yıldız, bu dönemde gençlerin sıkça kaygı, depresyon, bağımlılık ve yeme bozuklukları gibi sorunlarla karşılaştığını belirtti.

GELECEK KORKUSU VE SINAV STRESİ
Ergenlik çağındaki gençlerde kaygı problemlerinin oldukça yaygın olduğunu vurgulayan Yıldız, “Gelecek kaygısı, sınav kaygısı, akran zorbalıkları, duygusal ilişkilerdeki problemler ve sosyal fobi gibi kaygı türleri sıklıkla görülür. Bu kaygılar, yaşanmış olan olumsuz deneyimlerin yeniden yaşanması korkusuyla ya da henüz yaşanmamış ama yaşanabileceği düşüncesiyle gelişebilir. Kaygı problemi yaşayan gençler, günlük yaşam işlevselliklerini kaybetmeden bu durumu atlatabilirken, hayat kaliteleri düşüp, derslerinden, ailelerinden ve arkadaşlarından uzaklaşarak yoğun kaygı yaşayanların oranı da oldukça yüksektir” diye konuştu.

KAÇIŞ YOLU OLARAK TEKNOLOJİ VE MADDE KULLANIMI
Bağımlılıklar konusunda da uyarılarda bulunan Yıldız şu ifadelere yer verdi; “Gençlerin bağımlılıkla baş etme biçimleri genellikle olumsuz durumlarla ilgilidir. Ergenler, yaşadıkları stres ve zorlayıcı durumlarla başa çıkabilmek için madde kullanımına ya da teknolojiye yönelebilirler. Sosyal ilişkilerdeki zorluklar ve aile içindeki çatışmalar, onları sanal dünyaya sığınmaya itebilir. Ancak bu durum, gençlerin gerçek hayattan kopmasına ve daha fazla bağımlılığa yol açabilir. Bağımlılık, bir tepki olarak gelişir. Gençler, madde kullanımını ya da aşırı teknolojiyi, olumsuz duygulardan kaçmak için bir araç olarak kullanırlar. Bu, başta rahatlatıcı gibi görünse de, zamanla bağımlılık seviyesine ulaşabilir.”

BEDEN ALGISI VE YEME BOZUKLUKLARI
Yeme bozukluklarının da ergenlik döneminde sıkça görülen bir problem olduğuna değinen Yıldız, “Gençlerin beden algılarındaki değişiklikleri yeme bozukluklarına yol açabiliyor. Gençler, fiziksel değişimleri nedeniyle sıklıkla başkalarıyla karşılaştırma yapar ve bu durum, kilo alma korkusu, tıkınırcasına yeme veya kusma gibi davranışları tetikleyebilir. Beden algısı bozulmuş bir genç, kendini sürekli başkalarıyla kıyaslayarak kendinden memnun olamaz ve bu durum, psikolojik sağlığını ciddi şekilde etkiler” dedi.

BAĞIMSIZLIK ARAYIŞI VE AİLE ÇATIŞMALARI
Ergenlik döneminde davranışsal sorunların da önemli bir yer tuttuğunu belirten Yıldız, “Gençler otoriteye karşı gelme, sosyal izolasyon ve agresif davranışlar sergilemeleri doğal bir süreçtir. Ancak bu tür davranışlar aile içindeki çatışmaları artırabilir. Ergenler, bağımsızlıklarını kazanma sürecinde bu tür davranışlar sergileyebilirler. Bu da aile içindeki uyumsuzlukları artırabilir. Ergenler, kendi kimliklerini bulma yolunda bazen zorlayıcı ve aşırı davranışlar sergileyebilirler. Bu davranışlar, çevrelerinden tepki alabilir ve gencin sosyal yaşamını olumsuz yönde etkileyebilir” ifadelerini kullandı.

DEPRESYON VE KAYGI
Depresyon ve kaygı gibi psikolojik zorlukların, ergenlerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirten Yıldız, “Türkiye’de yapılan araştırmalarda, ergenlerde depresyon oranının yüzde 9 ile yüzde 13 arasında değişiyor. Kaygı yaşayan gençler, derslerinden, ailelerinden ve arkadaşlarından uzaklaşarak sosyal çevrelerinden izole olabilirler. Bu durum, depresif belirtilerle birlikte hayat kalitesini düşürebilir. Ergenlerde depresyon genellikle umutsuzluk, isteksizlik, mutsuzluk gibi duygularla kendini gösterir. Ayrıca, gençler kendilerine zarar verme davranışları da sergileyebilirler” diye konuştu.

‘ERKEN MÜDAHALE ÖNEMLİ’
Ergenlik dönemindeki bu psikolojik zorlukların erken fark edilmesi gerektiğini söyleyen Yıldız, ailelerin ve çevrenin gençlerin duygusal ihtiyaçlarına duyarlı olmaları gerektiğini vurgulayarak şunları ifade etti: “Ergenlikte yaşanan psikolojik zorluklar erken müdahale ile aşılabilir. Ailelerin ve çevrenin farkındalığı, gençlerin sağlıklı bir şekilde gelişmelerini sağlamak için büyük önem taşıyor. Gençlerin karşılaştıkları zorlukları erken fark edebilmek, onlara daha sağlıklı bir yol sunmak adına kritik bir adımdır. Bu, sadece ailelerin değil, toplumun tüm bireylerinin birlikte çözüm üretebilmesi gereken bir durumdur.”

Ergen Psikolojisi

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER