Birleşmiş Milletler, 18 Aralık 2007 tarihinde aldığı kararla, 2 Nisan’ı Dünya Otizm Farkındalık Günü olarak ilan etti. Bu karar, otizmli bireylerin yaşam koşullarını iyileştirme ihtiyacına dikkat çekmek ve toplumları bilinçlendirmek amacıyla alındı. O günden bu yana her yıl dünya genelinde mavi ışıklandırma etkinlikleri, seminerler ve farkındalık çalışmaları düzenleniyor.

Otizm, erken yaşlarda belirginleşen ve yaşam boyu sürebilen bir gelişimsel bozukluktur ve sosyal etkileşim, iletişim ve davranışlarda zorluklara yol açar. Otizm, ilk üç yaş içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu süren bir gelişimsel bozukluktur. Sosyal ilişkilerde zorluk, sözsüz iletişimde güçlük, tekrarlayan davranışlar ve duyusal hassasiyetler gibi belirgin belirtilerle kendini gösteren bu bozukluk, bireylerin günlük yaşamlarını etkileyebilir. Otizmin belirtileri her bireyde farklılık gösterse de, erken teşhis ve uygun müdahale ile bireylerin yaşam kalitesi artırılabilir.

OTİZMİN BELİRTİLERİ VE TANISI
Otizm genellikle 3 yaşına kadar belirginleşir, ancak bazı durumlarda semptomlar daha erken yaşlarda görülebilir. Otizmli çocuklar, çoğunlukla göz teması kurmakta zorlanır, sosyal etkileşimde kısıtlamalar yaşar ve sözsüz iletişimde sıkıntılar çekerler. Bunun yanı sıra, konuşma gecikmeleri, tekrarlayan hareketler (örneğin, kolları sallama) ve belirli seslere veya ışıklara karşı aşırı duyarlılık gibi belirtiler de sıkça görülür.

Otizmli bireyler, bazen belirli davranışlara takıntılı hale gelirler. Örneğin, her zaman aynı şeyi yemek veya aynı oyuncakla oynamak gibi belli bir düzene sahip olma eğilimindedirler. Ayrıca, bazı çocuklar “ekolali” olarak bilinen bir davranış sergilerler; yani belirli kelimeleri veya cümleleri tekrar ederler.

OTİZMİN NEDENLERİ
Otizmin kesin nedeni henüz bulunamamıştır. Ancak yapılan araştırmalar, genetik faktörlerin otizme yol açan en önemli etkenlerden biri olduğunu göstermektedir. Farklı kromozomlardaki 100'den fazla genin, otizm spektrum bozukluğuna neden olabileceği belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, çevresel faktörlerin de etkili olabileceği düşünülmektedir. Doğum komplikasyonları, viral enfeksiyonlar ve çevre kirliliği gibi faktörlerin otizmin gelişiminde rol oynayabileceği öne sürülmektedir. Ayrıca, bazı nörometabolik hastalıklar ve epilepsi gibi durumlar da otizm belirtilerine yol açabilir.

ERKEN TEŞHİS VE MÜDAHALENİN ÖNEMİ
Otizmli bireylerin erken yaşlarda teşhis edilmesi, tedavi sürecinde büyük bir fark yaratabilir. Erken müdahale, çocukların sosyal becerilerini geliştirmelerine, dil ve iletişim yeteneklerini artırmalarına ve genel gelişimlerini desteklemelerine yardımcı olabilir. Uzmanlar, otizmli bireylerin erken yaşta terapi ve eğitim almasının, onların bağımsızlıklarını kazanmalarına ve topluma uyum sağlamalarına büyük katkı sağladığını vurgulamaktadır.

Eğitim ve davranışsal terapiler, otizmli bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olabilir. Bu tür müdahaleler, bireylerin sosyal beceriler geliştirmelerine, özgüven kazanmalarına ve aileleriyle daha sağlıklı ilişkiler kurmalarına olanak tanır.

OTİZMLİ BİREYLERİN TOPLUMSAL YERİ
Otizmli bireylerin, toplumda değerli bir yere sahip olduklarını unutmamak gerekir. Otizmli bireyler, farklı yeteneklere ve bakış açılarına sahiptir. Bu bireylerin toplumla entegrasyonu, onların eğitim, iş ve sosyal hayatta daha aktif rol almalarını sağlayabilir. Toplumun, otizmli bireylere destek olması ve onları kabul etmesi, hem bireylerin yaşam kalitesini artırır hem de toplumun daha kapsayıcı olmasına katkı sağlar.

Ailelerin de önemli bir rolü vardır. Otizmli çocukların aileleri, bu süreçte sabırlı ve anlayışlı olmalı, profesyonel destek alarak çocuklarının gelişimlerini en iyi şekilde desteklemelidir. Toplumun genelinde otizm konusunda farkındalık oluşturulması, otizmli bireylere yönelik daha duyarlı ve anlayışlı bir yaklaşımın benimsenmesine katkı sağlayacaktır.

OTİZMDE FARKINDALIK VE DESTEK ŞART
Otizmli bireylerin yaşam kalitesini artırmak için erken teşhis ve müdahale kritik öneme sahiptir. Otizmli bireylerin eğitim ve terapilerle desteklenmesi, onların bağımsız bir yaşam sürmelerine yardımcı olabilir. Ailelerin ve toplumun, otizmli bireyleri kabul etmesi ve onlara destek olması, onların potansiyellerini en iyi şekilde ortaya koymalarını sağlar.

Otizm konusunda daha fazla farkındalık yaratmak, erken teşhisi artırmak ve uygun tedavi yöntemlerine ulaşılmasını sağlamak, bu bireylerin daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesine yardımcı olacaktır.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA